10 MADDEDE İLİŞKİN ZEHİRLİ Mİ? ÖĞREN! (Psikolojik Şiddet İşaretleri)

Çoğu kişi yaşadıkları ilişkilerde ki bu ilişkiler evlilik olabilir, sevgililik olabilir arkadaşlık hatta bazen akrabalık olabilir. Bu ilişkilerde psikolojik şiddete maruz kalırlar. Evet, şiddet her zaman fiziksel olmak zorunda değil, bazen de psikolojiktir. Ancak yaşadıkları bu şeyi tam olarak anlamlandıramadıkları için öncelikle kendilerini suçlarlar ve kendilerinden şüphe duyarlar. Karşı tarafın onlara uyguladığı şeyin aslında psikolojik şiddet olduğunun farkında bile değildirler.

Bu videoda yaşadığımız şeyin psikolojik şiddet olup olmadığına ve aslında ilişkinizin toksik yani zehirli olup olmadığını anlayabilmek için bazı ipuçlarını sizlerle paylaşacağım.

Psikolojik şiddete maruz kalan kişilerde çok ciddi değersizlik duyguları oluşabilir ve bu duygular daha sonrasında kişinin depresyon, anksiyete, travma sonrası stres bozukluğu gibi çok sayıda psikolojik sorun yaşamasına sebebiyet verebilir.

Psikolojik şiddet maruz kalan kişide çok ciddi değersizlik duygularına yol açar ve bunun sonucunda kişi depresyon, anksiyete, travma sonrası stres bozukluğu gibi çok sayıda psikolojik sorun yaşayabilir. Toksik ya da zehirli diye nitelendirdiğimiz ilişkiler ki bunlar size kendinizi kötü hissettiren bir şekilde işinizi, sosyal çevrenizi, hayatınızı hatta sağlığınızı kötü etkileyen ilişkilerde psikolojik şiddet vardır. Peki yaşadığımız şey psikolojik şiddet mi? Ve acaba ilişkimiz zehirli mi? Bunu nasıl anlarız? Bunlara bakalım şimdi. Bir kere her şeyden önce bir ilişki yaşadığımızda bu ister sevgililik romantik bir ilişki olsun, ister akrabalık ya da arkadaşlık ilişkisi olsun.

Karşımızdaki kişinin yanında kendimizi değerli yeteri, mutlu ve huzurlu hissetmek isteriz. Ancak eğer karşıdaki kişi davranışlarıyla ya da sözleriyle size kendinizi yetersiz, değersiz, mutsuz ve tedirgin hissettiriyorsa bu durumda bir yanlışlık var demektir. Peki o kişi ne yapıyor da biz kendimizi böyle hissediyoruz? Birinci belirtimiz aşağılama, hakaret ve küçümsemedir. Psikolojik şiddet uygulayan kişi karşı tarafı sıklıkla eleştirir. Zaman zaman ona hakaret eder. Zaman zaman küçümser. Genellikle başarılarını görmezden gelir ya da yok sayar. Bunu bazen açıkça yaparken bazen de ima edebilir ya da şaka yaptığını söyleyebilir.

Ancak siz onu şaka olmadığını hissedersiniz.

Zira komik bir şakalaşma sizi de güldürebilmelidir. Ancak şaka eğer toksik bir şakalaşmaysa, bu durumda şakanın sonucunda kendinizi yetersiz, değersiz ve kızgın hissetmeye başlarsınız. Öte yandan bu aşağılama ya da hakaret durumları her gün düzenli olarak olmak zorunda değildir. Bazen zaman zaman ortaya çıkabilir. Mesela bir gün, bir hafta ya da bir ay ilişkiniz çok güzel gider. Her şey yolundadır. Zannedersiniz ki. Evet, gerçekten bana değer veriyor. Ben aslında benim hatammış ben yanlış anlamışım diye düşünürsünüz. Ardından birden bire hakaret dolu sözler sarf etmeye başlayabilir. Bir bakarsınız o ilişkinin başındaki güzel insan gitmiş, yerine başkası gelmiş.

Anlamlandıramazsınız. Aslında anlamlandırırız da işte anlamlandırmak istemeyiz. Kimi zaman fiziksel özelliklerinizi eleştirir. Örneğin kilonuz, saçınız boyunuz dış görünüşünüz olabilir eleştirdiği şey, kimi zaman kişisel özellikleriniz olabilir. Mesela çok safsın, çok aptalsın, herkes seni kandırıyor diyebilir. Kimi zaman kariyerinizi küçümseyebilir. Örneğin yaptığınız iş ya da eğitim seviyeniz ilgili bir hakaret konusu olabilir. Kimi zaman da davranışlarınız ve sözleriniz eleştirinin konusu olabilir.

İkinci maddemiz ilişkide aşırı iniş çıkışlar. Toksik ilişkilerde aşırı iniş çıkışlar vardır. Kimi zaman ilişkiniz çok iyiyken. Mesela bir gün, bir hafta, bir ay artık neyse ilişkinizin süreci. Bir bakarsınız diğer hafta ya da diğer ay tamamen diptesiniz.

Bir zaman çok yakınken birden aranıza dağlar giriverir ya da siz kanlı bıçaklı olabilirsiniz. Üçüncü maddemiz sorunlu ya da tırnak içinde deli muamelesi.

Size sorunlu ya da tırnak içinde deli muamelesi yaparlar ve sizi kendinizi öyle hissetmeye zorlarlar. Bir süre sonra gerçekten de kendinize bir problem olduğunu düşünmeye başlarsınız. Çoğu zaman size bir doktora, bir psikolog ya da bir psikiyatriste görün bence.

Diyebilirler. Halbuki.

Asıl görülmesi gereken kişi, kendileridir. Dördüncü maddemiz suçlama.

Yaşanan her şeyin size karşı olan davranışlarının sebebi, suçlusu ve sorumlusu olarak yine sizi gösterirler ve kendinizi suçlu hissetmenize neden olurlar. Hatta bazen kendi hayatlarında yaşadıkları diğer alanlarda yaşadıkları başarısızlıkların dahi suçlusu olarak sizi gösterebilirler. Beşinci madde: aşırı kontrol, denetleme, kıskançmış gibi görünürler ve size kısıtlamalar getirirler. Sizde dersiniz ki ay ne güzel. Beni seviyor, herhalde kıskanıyor. Seven kıskanır. Halbuki yapmaya çalıştığı şey sizi kontrol altında tutarak kendi benliğini korumaktır. Yani üzgünüm ama sevdiği şeyi siz değilsiniz yine kendisi. Altıncı maddemiz: Cezalandırma. Hoşuna gitmeyen bir şey yaptığınızda sizinle görüşmeyi keserek ya da azaltarak ya da sizi görmezden gelerek, yok sayarak ya da başka bir şekilde bir şekilde sizi cezalandırmaya çalışır. Aklınca size ders veriyordur. Yedinci madde: tedirgin hissetme. Eğer onunla birlikteyken sürekli kendinizi tedirgin hissediyorsanız acaba neyi yanlış yapacağım?

Acaba ne yapacağım da onu kızdıracağım? Ne yapacağım da onu hayal kırıklığına uğratacağım gibi bir tedirginlik hali varsa üzerinizde yaşadığınız ilişki toksik bir ilişki olabilir ve birlikte olduğunuz kişi size psikolojik şiddet uyguluyor olabilir.

Sekiz: Kısır döngüde olmak. Sürekli olarak dönüp dolaşıp aynı mevzular üzerinde sıkıntı yaşıyorsanız, bir türlü çözüme ulaştıramıyorsanız tam çözüme ulaştırdık derken tekrar tekrar mevzular gündeme geliyorsa yine toksik bir ilişki içerisinde olabilirsiniz.

Bir ihtimaldir, bir bakmak lazım. Dokuzuncu maddemiz: tehdit! Bazı durumlarda ilişkide olduğunuz kişi sizi size ya da sevdiklerinize zarar vermekle tehdit edebilir ve bu artık çok açık bir psikolojik şiddet belirtisidir. Ancak dediğim gibi her psikolojik şiddet yaşayan kişide bu görülmeyebilir. Yani a tamam bu ben de yok o zaman yaşamıyorum diye düşünmeyin. Bazı ilişkilerde tehdit vardır, bazılarında yoktur.

Onuncu maddemiz: Sürekli Bitkin ve Yorgun Hissetme, az önce saydığımız belirtilerle bir ilişkiyi sürdürmeye çalışmak çok doğal olarak sizi tüketir. Yıpratır ve bunun sonucunda kendinizi sürekli olarak tükenmiş, depresif, bitkin, yorgun hissedebilirsiniz.

Bu çok normal. Öte yandan kronik olarak stres altında olduğunuz için bağışıklık sisteminiz zayıflamaya başlayacak ve her türlü hastalığa da açık hale geleceksiniz. Psikolojik şiddete maruz kalmayı her iki cinsiyet için de görebiliriz. Türkiye İstatistik Kurumu’nun Kadına Yönelik Aile içi şiddet 2014 yılı araştırmasının verilerine göre, Türkiye’de hayatlarının herhangi bir döneminde psikolojik şiddete maruz kalan ya da daha öncesinde kalmış kadınların oranı yüzde 44. Düşünsenize neredeyse her iki kadından biri hayatlarının bir döneminde bu muameleye maruz kalmış ya da maruz kalmaya devam ediyor. Peki bunları yaşıyorsak ne yapalım. Efendim? Gerektiğinde karşı tarafa haddini bildirin. Had ne demek? Sınır demek sınırını bilsin. Diğer insanların bizi nasıl davranacakları ile ilgili sınırı biz çizeriz. Biz o sınırdan içeriye ne kadar girmelerine izin verirsek o kadar girebilirler. Dolayısıyla karşı taraf bizi üzen, kıran ya da öfkelendiren bir şey söylediğinde ya da yaptığında eğer buna tepkisiz kalırsak aman ilişkim bozulmasın, aman huzurum kaçmasın. Ya buna takıp giderse diye korkularla, kaygılarla buna tepki göstermezseniz onlar da bunu yapmaya devam ederler. Bu yüzden karşı tarafa o sınırları bildirmek gerekir. Neyi yapıp neyi yapamayacaklarını açık açık onlarla konuşmak, yaptıklarında ise bunun bedelini ödemelerini sağlamak gerekir. Unutma sen olduğun halinle tam ve değerlisin.

Ve kimsenin sana bunun tersini hissettirmeye hakkı yok. Diğer insanların sana seninle ilgili söyledikleri aslında senden çok kendileriyle ilgilidir. Kendi bakış açıları, kendi hayata baktıkları kirli pencereleri ile ilgilidir. Eğer o pencere kirli ise bu senin suçun değil. Öte yandan psikolojik şiddet uygulayan kişilerin çoğu psikolojide yansıtma dediğimiz bir şeyi yaparlar. Yani. Kendi hatalarını, kendi eksikliklerini, kendi zaaflarını size  yüklerler sizde görürler. Aslında sizde gördükleri şeyin çoğu kendilerinde vardır. Kendinden emin, kendini tanıyan, öz saygısı yüksek olan kişi zaten karşı tarafın bunu düşürmesine izin vermez ve karşı tarafa gerektiğinde haddini yani sınırını bildirir. Eğer karşı taraf ısrarla bu sınırı geçmek istiyorsa da hayatından uzaklaştırır. Bizler en temelde huzurlu, mutlu, değerli ve güvende hissetmek için ilişki yaşıyoruz. Eğer bu demek değildir ki sürekli olarak bu duyguları yaşamak zorundayız ilişkide. Hep yüzde yüz mutluyuz. Yüzde yüz coşkuluyuz. Değil tabii ki sıkıntılı dönemler de olacaktır. Ancak ilişkinin genelinde hissedilmesi uygun olan duygular bunlardır. Yani mutluluk, huzur değerli hissetme ve güven duygusudur. Ancak eğer ilişkimde bunlar yoksa, hatta bunların tam tersi varsa ve tüm bunlara rağmen ben ya yalnız kalırsam ya onsuz kalırsam düşüncesiyle ilişkimi devam ettiriyorsam.

Unutmayın kaliteli bir yalnızlık. Yanlış bir ilişkiden çok daha iyidir. En azından daha sağlıklıdır. Eğer toksik bir ilişki içerisinde iseniz, psikolojik şiddete maruz kalıyorsanız, işler daha da kötüye gitmeden önce hatta bir an önce bu ilişkiyi sonlandırmak yararınıza olacaktır. Eğer hali hazırda psikolojik şiddete çok yoğun bir biçimde maruz kalıyorsanız. İşler artık tehdide, küfüre, yoğun bir hakarete döndüyse hatta fizyolojik şiddet de işin içerisine karıştıysa lütfen bununla ilgili ilgili kurumlara başvurun.

Biliyorum aranızdan bazıları karşı tarafa aşık olduğunu zannettiği ya da karşı tarafın ruh eşi olduğunu zannettiği bakın bunun altını özellikle çiziyorum.

Zannettiği için kendisini hiçe sayarak bu ilişkiyi yaşamaya devam edecek.

Onlara da sözüm.

Umarım en az zararla, en kısa sürede “kendine değer vermezsen kimse sana değer vermezi” öğrenirsin!

Herkese toksik olmayan, tatlı, sağlıklı, güzel mi güzel ilişkiler diliyorum. Eğer kişisel gelişim ve psikoloji konularına ilgi duyuyorsanız lütfen kanalına abone olmayı unutmayın diyorum. Abone olduktan sonra bildirim ziline de açın ki her yeni video yüklediğimiz de size de haber gelsin. Yorumlarınız bizim için çok önemli. Kanalımızın yükselmesi için çok önemli. Eğer yorum yazarsanız da sizlere minnettar kalırım. Haftaya kadar kendinize çok çok iyi bakın. Unutmayın siz çok önemli ve çok değerlisiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir