5 ADIMDA ÖZGÜVEN GELİŞTİRME (Özgüven Nedir? – Özgüven Nasıl Kazanılır?)

Efendim Herkese Merhabalar. Hoş geldiniz. Bugün eğitimlerim sırasında da bana oldukça sık sorulan konulardan biri olan özgüvenimizi nasıl yükseltebiliriz? Sorusu ile ilgili cevaplar için buradayım.

Kişilerin özgüveninin düşük olmasının en önemli sebeplerinden bir tanesi olumsuz iç sesleridir. İç ses derken neyi kastediyorum? Her birimizin kendi kendimize yaptığı konuşmaları kastediyorum. Her birimiz yaşadığımız olayların ardından çeşitli yorumlamalar yaparız ve kendi kendimize konuşuruz aslında. Ve bu bizim deli olduğumuzu göstermez. Çoğunlukla kişilerin yaptığı bu iç konuşmaların olumsuz, karamsar, üzüntü verici ve yıpratıcı konuşmalar olduğu görülmüş.

Eğer siz de olumsuz yaşam deneyimlerinin ardından örneğin yaşadığınız bir başarısızlığın ardından kendinizi suçlayan ve aşağılayan bir şekilde kendi kendinize konuşuyorsanız. Örneğin ne kadar aptalım ya, nasıl böyle bir hata yapabilirim? Benden de bu beklenirdi zaten. Her şeyi elime yüzüme bulaştırıyorum. Neyin düzgün yapabiliyorum ki zaten? Gibi kendinizi yıpratan iç konuşmalar yapıyorsanız bu elbette ki sizin özgüveninizi de etkiliyor. Kendinizle ilgili düşünceler, kendinizle ilgili algımızı da tabii ki etkilemekte. Üstelik sadece bunu değil, fiziksel ve ruhsal sağlığınızı etkilemekte.

Unutmayın yapılan araştırmalar gösteriyor ki kendi kendileriyle ilgili olumsuz değerlendirmelere sahip insanların depresyona girme ihtimali diğer insanlara oranla üç kat daha fazla. O yüzden lütfen sizden ricam kendinize şefkat gösterin. Kendinize nazik davrandı ve kendinizi sevin.

O zaman özgüven için yapabileceğimiz birinci şey birinci maddemiz iç sesini fark et. Ve eğer olumsuz bir iç sesse bunu değiştir. Peki ama bunu nasıl yapacağız? Bundan sonraki süreçte kendi kendinizi eleştirirken ya da acımasızca yargılarken bulduğumuz an o iç ses size aşağılarken onu bulduğunuz an hemen fark edip bunu bir kağıda yazın. Örneğin hiçbir şeyi beceremiyorum, her şeyi hatalı yapıyorum gibi bir konuşmanız varsa bunu kağıda yazın ve hemen bu cümlenin karşısına onu çürüten antitezini yazın. Yani. Geçen hafta şunu şunu güzel yapmıştım aslında her şeyi kötü yapmıyorum, iyi yaptığım şeyler de var mesela. Örneğin geçen hafta nokta noktayı iyi yapmıştım gibi. Muhakkak ki iyi yaptığınız şeyler aslında daha fazladır. Çünkü bu yaptığımız iç konuşmalar çoğu zaman anti rasyonel ve aşırı acımasız oluyor. Bunun zıttı bir cümleyi kağıda yazın. Şunu unutmayın hiç kimse mükemmel değildir. Hepimiz hatalar yapabiliriz. Tabii burada gerçekçiliği de kaybetmemek gerekiyor. Yani ne kendinize karşı aşırı acımasız olun ne de aşırı iyimser olun. Unutmayın ki hatalar bizim için en önemli öğrenme kaynakları. Dolayısıyla herhangi bir konuda hata yaptığında evet kendimi aşırı derecede acımasızca yargılamayacağım ama bu bana ne öğretti?

Bunun bir daha böyle olmaması adına ne gibi önlemler alabilirim konusunu da düşünmek gerekiyor. Özgüven konusunda ikinci önerim. Mış gibi davranmak, mış gibi davranmak derken neyi kastediyorum? Şunu kastediyorum adeta kendinizi çok güvenliymiş gibi. Yani özgüveniniz yüksekmiş gibi davranın. Özgüveniniz yüksekmiş gibi konuşun, giyinin yani mış gibi davranın. Hakikaten de bir süre sonra bunu sürekli tekrarladığınız da buna kendiniz de inanmaya başlayacaksınız. Vücut duruşumuz, beden dilimiz duygu ve düşüncelerimizi etkiliyor. Bununla ilgili olarak daha önce kanalında 2 Dakikada Modunu Yükselt isimli bir video vardı. Burada bunun mekanizması nasıl oluyordu? Beden dilimiz, duruşumuz, bakışlarımız, beyin kimyamız ne düşündüğümüzü hangi duyguyu hissedeceğimizi etkiliyor. Bundan bahsetmiştim. O videonun linki ve açıklama kısmına yerleştireceğiz. Dolayısıyla kendine özgüvenli biriymiş gibi davrandığınız da bir süre sonra gerçekten de bunu hissetmeye başlayacaksınız. Bununla ilgili Psikolog Amy Cuddy TED’de Çok güzel bir konuşması var. Onun da linki açıklama kısmına koyacağım. Türkçe altyazı seçeneğiyle izleyebilirsiniz.

Psikolog Amy Cudyy, çocukluğunda ileri zekalı tanısı koyulmuş bir kişi, bir psikolog. 19 yaşında bir kaza geçiriyor ve bu kaza sonucunda kafasına aldığı darbeyle zeka puanının düştüğünü öğreniyor. Bu onun için gerçekten büyük bir yıkım oluyor. Ama vazgeçmiyor, çalışıyor. Diğer insanlar belki 2 saat çalışıyorsa o 12 saat çalışıyor ve sonunda Princeton Üniversitesi’nde girmeyi başarıyor. Princeton Üniversitesi’nde girdikten sonra ilk yılın sonunda yapacağı bir konuşmadan önce kendini kötü hissetmeye başlıyor. Özgüveni düşüyor ve kendini oraya ait hissetmediğini düşünüyor ve bunun üzerine konuşma yapmaktan vazgeçecekken ona destek veren bir öğretim üyesi yanına geliyor ve diyor ki Hayır çıkacaksın bu konuşmayı yapacaksın. Adeta kendime Çok Güveniyor musun gibi özgüveniymişsin gibi provalar yap sürekli ve çık o konuşmayı yap diyor. Hakikaten de Amy Cudyy vazgeçmiyor. Çıkıyor o konuşmayı yapıyor.

Şu anda Harvard’da öğretim üyesi olarak çalışıyor ve çok başarılı bir psikolog. Hatta aynı yöntemi kendi öğrencilerine uyguluyor. Kendi özgüveni düşük öğrencilerine mış gibi davranın. Bir süre sonra gerçekten de özgüveniniz yükselecek diyor. Özgüvenle ilgili üçüncü önerim kendini tanımak, bireysel farkındalığını arttırmak. İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir diyor. Yunus Emre. Çok güzel söylüyor. Aslında tabii ki her şeyin özü bireysel farkındalık. Yani kişinin kendini tanıması.

Bunu nasıl yapabilirsin? Bunu şöyle yapabilirsin bir kere. Bir: Sürekli dışarıda olan kim ne yapmış, o ne demiş, bu niye? Bu nerede gezmiş? O niye öyle yapmış gibi. Hep dışarıda olan odağını kendi içine çevir ve kendini tanımaya vakit ayır kendini gözlemle. Kendi güçlü yanları neler? Kendi gelişime açık yanları neler? Kendi zaafların neler? Kendi yeteneklerin neler? Bunlar üzerine düşünmen ve gözlem yapman gerekiyor. Hatta bunu yaptıktan sonra bir kağıda önünü al, kağıdın sol tarafına güçlü yanlarını, sağ tarafına daha zayıf gelişmesi gereken gibi gördüğün yanlarını, yaz ve kabın sol tarafına yazdıklarımdan destek alarak yani güçlü yönlerinden destek alarak sağdaki daha zayıf olan, gelişmesi gereken yönlerini geliştirmeye başla. Tabii bunu nasıl yapacaksın? Bunu yapabilmek için bol bol okumak, araştırmak ve kendini gözlemlemek gerekir.

Dördüncü maddemiz ise şu değerinizi belirleyen şey. Yani kendi değerinizi belirleyen şey başkalarının düşünceleri olmasın. Bunu kendinize kabul ettirin. Çoğu zaman aslında diğer insanlar sizin düşündüğünüz kadar sizi gözlemlemiyor ve hatalarınızı kollamıyor. Öyle olsa bile diyelim ki sizi gözlemleseler bile size karşı. Sizin eksikliklerinizi ya da hatalarınızı karşı sizin kendinize yaptığınız kadar acımasız değiller. Acımasız olan birkaç tane insan varsa bile bunların ne dediği asla benim değerimi belirlemez. Dolayısıyla her zaman şunu unutmayın. Sizin değerinizi belirleyen şey diğer insanların düşünceleri ve yargıları değil, sizin kendi düşünceleriniz. Bunların da olumlu olmasına gayret gösterin. Özgüvenle ilgili beşinci adımımız bilgiyi arttırmak.

Aslında özgüveni arttıran en fazla şey bilgi ve beceridir. Yani bilgin ve becerin arttıkça özgüvenin de artar. Dolayısıyla hangi konularda, hangi alanlarda bir özgüven eksikliği yaşıyorsan, eksik olduğunu düşünüyorsan o alanla ilgili bilgi ve beceri düzeyini geliştirmeye çalış. Bunu nasıl yapacaksın? O alanla ilgili okuyarak, o alanla ilgili çalışarak bunları yaptıkça zaten bir süre sonra özgüvenin de yukarıya doğru gelişmeye başlayacak. Emeksiz yemek olmaz. Oturarak özgüven gelişmiyor.

Biraz çaba harcamak gerekiyor. İşin sırrı, işin yolu da her zamanki gibi okumak ve araştırmaktan geçiyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir