ACABA PANİK ATAK MIYIM? (Panik Atak Nedir? – Panik Atak Belirtileri Nelerdir?)

Modern şehir insanın en büyük problemlerinden bir tanesi panik atak. Bugün bu videoda bundan bahsedeceğiz.

Son zamanlarda çok moda. Birazcık endişe duyan kaygılanan herkes kendini panik atak olarak tanımlıyor.

Ben panik atağım diyor. Peki ama nedir bu panik atak? Ne değildir? Belirtileri nelerdir? Yoksa siz de mi panik ataksınız? Gelin buna bakalım. Panik atak nöbeti dakikalar süren, ataklar halinde gelen ve rahatsız edici bir takım zihinsel ve fiziksel belirtilerin görüldüğü travmatik bir deneyimdir. Travmatik bir deneyim diyorum çünkü bunu yaşadığınız sırada kendinizi çaresiz hissedersiniz. Ne yapacağınızı bilemezsiniz ve kendinize ne olduğunu anlayamazsınız. Çoğu insan ilk panik atak nöbetinden  sonra ya tekrar panik atak nöbeti geçirirsem diye endişe yaşamaya başlar ve hayatını kısıtlar. Peki ama bu rahatsız edici zihinsel ve bedensel belirtiler nelerdir? Yani nöbet anında neler yaşar insanlar? Bu belirtilerin hepsini göstermek zorunda değilsiniz. Kişiden kişiye göre değişir. Bazıları bazı belirtileri gösterirken diğerleri o belirtileri göstermeyebilir. Ama genel olarak görülen belirtiler şunlardır. Kalp sıkışması, kalp çarpıntısı. Çoğu kişi kalp krizi geçirdiğini zannederek acile koşturur, nefes alamadığını söyler. Halbuki acildeki doktorun tespiti sonucunda panik atak nöbeti geçirdiğini anlar. Dolayısıyla acile gelen çoğu kalp krizi vakalarının panik atak olduğunu görürüz.

Bulantı hissi, baş dönmesi. Bayılacak gibi olma, dizlerinin bağının çözülmesi, zihinsel karmaşa. Bağırsak ve mide problemleri mesela ani tuvalete çıkma isteği, terleme, titreme, uyuşma hissi mesela elinin ya da ayağın uyuştuğunu hissetmek. Mide bulantısı, yoğun bir şekilde dehşete kapılma. Korku, kaygı, endişe ve çaresizlik hissi. Kontrolü kaybetme duygusu. Acaba deliriyor muyum? Ya da kalp krizi mi geçiriyorum? Ya da felç mi geçiriyorum düşünceleri? Evet, gördüğünüz gibi son derece rahatsız edici hislerdir.

Bunlar duygulardır ve gerçektir. Yani şöyle. Panik atak aslında sanal bir tehlikeye karşı vücudun gösterdiği tepkidir. Ancak yaşadığımız şeyler maalesef ki gerçektir ve çok rahatsız edicidir ve bu yüzden de çoğu insan bu rahatsız edici duygulardan ve durumlardan kaçınmak için hayatını kısıtlamaya başlar. Örneğin bazıları işe gitmemeye başlar, bazıları otobüse binmemeye başlar. Bazıları dışarı çıkmamaya başlar. Panik atakta bir süre sonra Agorafobi dediğimiz açık alan korkusu da gelişmeye başlar ki insanlar artık dışarıya çıkmaktan çekinirler ve kendi yaşantılarını sınırlandırmaya başlarlar. Ev adeta onlar için güvenli alandır. Peki ama neden vücudun bana bunu yapıyor? Neden ben bunları yaşıyorum? Ne oluyor da zihnimde ve bedenimde bu belirtiler ortaya çıkıyor? Aslında dedik ya panik atak vücudumuzun alarm sisteminin yerli yersiz durumlarda devreye girmesidir. Korku ve kaygı aslında bir amaç için var. Her duygunun bir amacı var. Korku ve kaygı. Bizim hayatımızı uzatır. Doğru zamanda, doğru yerde gösterdiğimiz zaman tabii ki. Düşünsenize hiç korku ya da kaygı yaşamasaydık çok bizi tehlikeye sokacak birtakım risklere gelebilirdik. Ancak bunlar sayesinde o risklere girmedik ve türümüzün devamını bugüne kadar sağlayabildi. Fakat gelin görün ki modern yaşamda artık bu durum bizi biraz sıkıntıya sokmaya başlıyor. Çünkü modern yaşamda çoğu insan gerçekten hayatını tehdit edecek, tehlikeye sokacak somut nedenlerle karşılaşmıyor. Daha soyut problemlerimiz var. Diğer bir videolarımda da bahsettiğim gibi beynimiz bizim mutluluğumuz. Mutsuzluğun. Panik atak mıyız değil miyiz? Bunlarla çok ilgilenmiyor. Onun tek bir derdi var. Onun derdi bizim canlarımızı sürdürmek. Bunu sağlayabilmek için de sürekli olarak gün içerisinde çevredeki birtakım unsurları analiz eder tehtid var mı yok mu bunu hesaplar. Bunu yaparken tabii ki sizin geçmiş deneyimlerinizi bakar, geçmiş travmalarınıza bakar. Geçmiş bedendeki kayıtlara bakar ve bunların sonucunda elde ettiği verileri analiz edip o sırada herhangi bir tehdit var mı yok mu buna karar verir ve eğer bir tehdit olduğuna karar verirse tehdit ile ilgili sinyalleri göndermeye başlar ve vücut birtakım değişimler geçirmeye başlar.

Bunu doğada yaşayan insan üzerinden düşünelim. Doğada yaşayan insan gerçekten de hayati bir tehditle karşılaştığı zaman yapabileceği iki şey vardır Ya o tehditle savaşacakdır ya da o tehditten kaçacaktır. Hayatta kalmanın yolları bunlardır. Yani savaşmak ya da kaçmak. İşte bu savaş ya da kaç tepkileri dediğimiz tepkiler ortaya çıkmaya başlar. Böyle bir durumda peki savaş ya da kaç tepkileri nedir? Vücudumuzun hayatta kalabilmek için geçirdiği bir takım değişikliklerdir. Örneğin kalbimiz daha hızlı çarpmaya başlar. Panik atakdayken de bu böyle olur. Kalp daha hızlı çarpmaya başlar. Neden? Çünkü beyin zanneder ki o sırada kendine doğru gelen bir tehtit var ve o tehditten kaçabilmek için hızlı koşması lazım. Hızlı hareket etmesi lazım bunu yapabilmesi için ve daha fazla kana ihtiyacı var. Bu yüzden de kalbe der ki hadi daha çok kan pompala kaçmamız ya da savaşmamız lazım. Bunun üzerine kalp hızı hızlı çarpmaya başlar. Tabii kalp hızı hızlı çarpmaya başlayınca bu sefer bizler hızlı nefes alıp vermeye başlarız ve çoğu panik atak hastası. Kesik kesik ve aşırı hızlı nefes alıp verme yüzünden hiperventilasyon yaşar ve bunun sonucunda da baş dönmesi bayılacak gibi olma hisleri içerisine girmeye başlar.

Oysaki nefesini o sırada birazcık daha yavaşlatsa sakinleştirse nefes alma miktarını azaltsa. Bu problemi kolayca atlatabilecek. Bunun dışında panik atak sırasında dedik ki mesela tuvalete çıkma isteği bazı kişilerde artabilir. Aniden bağırsakların bozulması, midenin bozulması gibi problemle karşılaşabiliriz. Bu da yine savaş kaç tepkilerinden bir tanesidir Aslında. O sırada panik atak nöbetinde geçirdiğiniz çoğu belirtinin çok mantıklı sebepleri vardır.

Bu sebepler sizi tehlikeden korumak için savaşmanınızı ya da kaçmanızı sağlamaktır. Bunun detaylarını benim olumsuz düşünme ve stresle baş etme ile ilgili videolarında bulabilirsiniz. Burada tekrar bahsetmek istemiyorum. Fizyolojik sebeplerden. Ancak her halükarda aslında ortada gerçek bir tehdit yokken. Ben gerçek tepkiler veririm ve gerçekten de kendimi kötü hissetmeye başlarım. Yani panik atak sırasında yaşadığımız şey son derece gerçek ve rahatsız edici olsa da panik atak aslında bir ilizyondur. 

Beynimizin o sırada orada olmayan bir tehdide karşı verdiği bir yanıttır. Çoğu zaman panik atağın sebebi aslında olamamak, gelecekte olmaktır. Ve gelecekle ilgili olumsuz ve karamsar düşüncelere sahip olmaktır. Peki ama panik ataktan kurtulmak ya da panik atakla baş edebilmek. Hatta panik atağa karşı kendimi koruyabilmek için neler yapabilirim? Eğer bu konuları merak ediyorsanız lütfen aşağıya yorum olarak belirtin. Talep olması halinde bir sonraki videoyu bununla ilgili olarak çekebiliriz. Bu ve buna benzer konularla ilgileniyorsanız lütfen abone olmayı unutmayın ve bildirim ziline basın. Kendinize çok iyi bakın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir