BOŞLUK DUYGUSUNUN SEBEBİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Zaman zaman çoğumuz boşluk duygusu hissedebiliriz. Yaşam amaçsız, anlamsız çabalar boş gelebilir ya da ne yaparsak yapalım, neye sahip olursak olalım içimizde bir türlü dolduramadığımız bir boşluk duygusu hissedebiliriz. Eğer bu duygu geçici değil de kalıcı ise ve uzunca bir süredir devam ediyorsa bir takım ruhsal sıkıntıların işareti olabilir. Pekiyi bu boşluk duygusunun bize vermek istediği mesajı görebilmek ve onunla baş edebilmek için neler yapabiliriz? Bu videoda bunları konuşacağız. Eğer kendinle yüzleşmeye hazırsan başlayalım. Aslında tüketim toplumu bizi doyuruyormuş hatta obez yapıyormuş gibi gözükse de ruhlarımızı aç bırakıyor. İçimizde bitmek bilmeyen bu boşluğu çeşitli şekillerde, çeşitli aktivitelerle doldurmaya çalışıyoruz. Bu genellikle alışveriş yaparak, bir yerlere giderek, para harcayarak, yemek yiyerek ya da alkol ve madde kullanımı gibi yollarla oluyor. Aslında tüketim kültürü tam da bu duyguyu kullanıyor ve şu ya da bu ürünle bizi mutlu etme vaadinde bulunuyor. Sonuç bir ömür bunların peşinde koşan, belki de elde eden ama mutsuz bir çoğunluk. Peki neden? Sebeplerden bazılarına gelin bu videoda bakalım. Bazen kabul edilmek, onay almak, sevilmek, değerli hissetmek için bazen de zorluklardan ya da yüzleşmekten kaçtığımız için kendimizden esas benden eksisi ile artısı ila günahıyla sevabıyla olduğum benden. Olmak istediğim benden kaçarız. Çünkü eğer o olursam sevilmem. Eğer o olursam onay görmem diye düşünürüz. Bu uğurda aslında bizim olmayan toplum ya da sistem tarafından dayatılan değerlere uygun hareket ederiz. Mış gibi davranırız, çeşitli hedefler belirleriz. Sonrasında o hedeflere ulaşsak bile içimizdeki boşluk geçmez.

Çünkü aslında içimizdeki o boşluğu dolduracak unsurlar bambaşka şeylerdir. Belki iyi bir işiniz vardır, belki iyi bir eşiniz, iyi bir toplumsal statünüz vardır ama yine de içinizdeki boşluk geçmez. Zannedersin ki anlamlı bir hayat ancak evli ve çocuklu olursam mümkündür. Çünkü toplum tarafından sana öyle dikte edilmiştir. Halbuki belki bu senin kişisel öz değerlerini uyumlu değildir. Önemi yok. Sana böyle öğretildiği için bu şekilde hareket etmeye ve bununla ilgili hedefler belirlemeye başlarsın. Zannedersin ki eğer başarılı bir kariyerin olursa o eve, o arabaya, o telefona sahip olursan ya da o gruba dahil olursan onlar gibi yaşarsan onlar gibi görünürsen mutlu olacağını ve hayatının daha anlamlı olacağını zannedersin. Fakat herkeste mutluluk için bu standartlar geçerli değildir aslında. Ne yazık ki ata sözlerinizden toplumsal söylemlerimize izlediğimiz dizilerden, programlardan sosyal medyaya kadar pek çok yerden bize mutlulukla ilgili, başarıyla ilgili, güzellikle ilgili çeşitli standartlar dayatılıyor. Herkes dolguyla dudaklarını şişirtmeli, neredeyse ördek gibi olmalı. Herkes botoksla yay gibi kaşlara sahip olmalı. Herkes fit olmalı. Herkes onların belirlediği standartlarda güzel olmalı, bakımlı olmalı, mutlu olmalı, yakışıklı olmalı. Ne yazık ki bizim kanalımız gibi aslında amacı yani temel amacı bilgi paylaşımı ve kişisel gelişim olan bir kanalda dahi bizim videoların dahi altına benim görünüşümle, kırışıklıklarımla, saçımla, makyajımla, giyimiyle ilgili yorumlar dahi yapılabiliyor. Ne yazık ki insanlar izledikleri videodan çok yani içerikten çok şekle takılmış durumdalar. Aslında popüler kültürün esiri olduklarının farkında değiller. Sadece onun mu? Aslında çoğu, gerçekte kim oldukları, onlar için neyin önemli olduğu? Ne istedikleri ve neyin onları mutlu edeceğine dair de ne yazık ki çok fazla bilgi sahibi değiller.

Belki bazılarımız içten içe neye ihtiyacımız olduğunu biliriz. Ancak değişim için yeterli cesaretimiz yoktur. Hem bunca yıldır verdiğimiz emek ve onun eserleri ne olacak? Bazılarımız da aslında beni ne mutlu eder? Sorusunun cevabını tam anlamıyla bulamamıştır. Çünkü kendini yeterince tanımıyordur. Kendisine doğru bir yolculuğa henüz çıkmamış olabilir ya da bu yolculuğun çok başlarında olabilir. Mutluluğun ve anlam duygusunun tek bir formülü yok. Herkes için farklı. Beni son derece mutlu eden, bana son derece anlamlı gelen bir unsur. Size çok boş gelebilir. Ya da tam tersi de söz konusu olabilir. Bunun sebebi her birimizin farklı değerlere sahip olmasıdır. Bu anlamda mutluluğun formülü herkes için başkadır ve herkes kendi formülünü kendisi bulmak zorundadır. Bunun için de kişinin kendini son derece iyi tanıması, güçlü ve zayıf yönlerinin, zaaflarının, kapasitesinin, yeteneklerinin, değerlerinin farkında olması gerekir. Dayatılan değil, kendi öz değerlerini analiz edebilen bireyler kendilerine uygun seçimler yaparlar. Kendilerine uygun bir yaşam sürerler. Kendilerine uygun hedefler belirlerler ve hayatı daha anlamlı yaşarlar. Diğerleri ise çevresel faktörlerin etkisinde oradan oraya savrulurlar. Kendini bilmek, yaşamda bir anlam bulmak bizi aynı zamanda yaşamın zorluklarına karşı da daha güçlü yapar. Yaşamak için bir nedeni olan herkes hemen her nasılsa katlanabilir der Nietzsche. Gerçekten de anlamlı bir yaşam psikolojik olarak bizi daha güçlü kılar.

Anlamlı dolu, mutlu bir yaşam için de öncelikle kendimle tanışmam lazım. Peki nereden başlayacağım, nasıl yapacağım? Kendime doğru bu yolculukta neler yapmam gerekir diyorsan eğer bu soruların cevabını Kendini Geliştirme Dersleri başlıklı oynatma listemdeki videolarda bulabilirsin. Şuradan ulaşabilirsiniz. Yorumlara eklerim. Bu oynatma listesinde kendini daha yakından tanımanı sağlayacak, kendi değerlerini analiz edebilmeni, kendine etkili hedefler belirleyebilmeni kolaylaştıracak pek çok aracı paylaşıyorum. Bazen çözüm için madem başka videoya yönlendireceksin ne diye bu videoyu izliyoruz? Diye eleştirenler olabiliyor. Değerli dostlar, her bir maddenin çözüm önerilerini de eğer eklersem bu video saatler sürer. Bir keresinde böyle bir eleştirinin altına izleyicilerimizden bir tanesi sakin ol şampiyon bir videoyla hayatın anlamını çözemezsin demişti. Çok gülmüştüm. Kendisine selam yolluyorum buradan ve kendisine katılıyorum. Belki de aslında ilk bırakmamız gereken şey bu kolaycı ve sabırsız yaklaşımdır. Kendini tanımak çok sancılı ve uzun bir yoldur ve sadece yeterli sabrı ve cesareti olabilenler bu yola çıkabilirler. Bazen de boşluk hissiniz çocuklukta alamadığınız bir şeyi temsil eder. Belki onaylanma, belki sevilme, belki şefkat ya da başka bir şey. Bir düşünün, aileniz çocukluğunuzda hangi duygusal ihtiyacınızı tam anlamıyla karşılayamadı ya da görmezden geldi? Anne babalar bazen umursamadıkları için bazen de farkında olmadan çocukların en temel duygusal ihtiyaçlarını karşılayamayabilirler. Yani onları ihmal ederler. Nedir bu en temel duygusal ihtiyaçlar? Mesela yeterli ve değerli hissetme, güçlü hissetme, sevilme, onaylanma, güven, kabul edilme gibi birtakım temel ihtiyaçlar. Eğer çocuklukta tam anlamıyla karşılanmadıysa, bu da yetişkinlikte bir türlü doldurulamayan bir boşluk duygusuna sebebiyet verebilir.

Bu duyguyu yaşıyor olmanız sizin ailenizin ille de kötü olduğu anlamına gelmez. Sonuçta farkında olmadan da ebeveynler çocuklarına zarar verebiliyorlar. Mesela genellikle bu duyguyu yaşayan insanların aileleri iyiydi, her ihtiyacımızı karşılardı dedikleri türden ailelerdir. Ancak farkında olmadan kendileri de çoğunlukla zamanında bu temel ihtiyaçları karşılanmadığı için çocuklarının da bu ihtiyaçlarını karşılayamayan ya da nasıl karşılanacağını bilmedikleri için karşılayamayan ailelerdir. Bazen de aşırı koruyucu, kollayıcı aileler farkında olmadan çocuklarına zarar verirler. Yani ailem kötü değil de hatta fazlasıyla üzerime düşerdi demeniz de yine bizi bu noktaya getirebilir. Çünkü aşırı koruyucu bir tavır aslında çocuğun yeterlilik duygusuna bir taraftan zarar veriyor olabilir. Çocuklukta ilgili böyle bir etkiye maruz kaldığını düşünüyorsan, yani ailenin senin duygusal ihtiyaçlarını yeterince gideremediğini düşünüyorsan, bu durumda içindeki o bir türlü geçmek bilmeyen boşluk duygusunun sebebi bu olabilir. Ne demişti Gülseren Budayıcıoğlu? Annesinin doyuramadığını hiç kimse doyuramaz. Eğer çocuklukta duygusal ihmal dediğimiz bu duruma maruz kaldığını düşünüyorsan bir klinik psikologla çalışmalı öneririm. Tabii bunun dışında kanalımdaki şemalar isimli oynatma listesindeki videolara da bir göz atmak sana yardımcı olabilir. Bunun dışında güzel bir kitap var Doktor Jonice Webb’in  Çocuklukta İhmalin İzi: Çözümler isimli kitapta yine bu çocuklukta yaşanılan duygusal ihmalle ilgili yetişkinlikte neler yapılabileceğine dair ipuçları paylaşılıyor. Maddi ya da manevi bir kayıp ya da yaşam koşullarındaki ani bir değişiklik sonrası da geçici olarak boşluk duyguları hissedebiliriz. Yaşama bir amaç, bir anlam, bir yapı sağlamış bir kişinin ya da bir şeyin kaybolmasıyla, elimizden gitmesiyle boşluk duygusu içerisinde düşebiliriz ve yas dönemi tepkileri dediğimiz birtakım tepkiler verebiliriz.

Bu yas dönemiyle ilgili, yas süreciyle ilgili ayrı bir video hazırlamayı düşündüğüm için burada detaylarına girmeyeceğim. Ancak eğer yaşadığınız kaybın ardından 6 aydan uzun bir süre geçtiyse ve yaşadığınız sıkıntı verici duygularda herhangi bir azalma yoksa bu durumda bir klinik psikologla çalışmanızı öneririm. Bazen de boşluk duygusu daha ciddi bir takım ruhsal sıkıntıların belirtisi olabilir. Eğer yaşadığınız bu boşluk duygusuyla beraber belirli bir şiddetin üzerinde ne bileyim mutsuzluk, umutsuzluk, utanç, suçluluk ya da kaygı gibi bir takım duyguları hissediyorsanız, yeme düzeniniz de uyku düzeninizde, birtakım bozulmalar varsa, mesela aşırı yemek yemek ya da az yemek yemek, hiç yemek yememek ya da çok uyumak ya da hiç uymamak ya da sık sık uykunun bölünmesi gibi birtakım sıkıntılar varsa, iş hayatınız, sosyal hayatınız, özel hayatınız, ilişkileriniz bu durumdan artık etkilenmeye başladıysa, bu durumda bunlar depresyon, kaygı bozukluğu ya da daha ciddi birtakım ruhsal bozuklukların belirtisi olabilir. Bu yüzden vakit geçirmeden bir psikiyatrist ya da uzman bir klinik psikologla görüşmeniz öneririm. Öncelikle buraya kadar geldiyseniz. Eğer videoyu beğenmiş olduğunuzu ümit ediyorum. Eğer beğendiyseniz lütfen beğen tuşuna basarak bize destek vermeyi unutmayın. Bu kanalda her hafta iki tane yepyeni kişisel gelişim ve psikoloji videosu paylaşıyoruz. Eğer bu konular ilginizi çekiyorsa kanala abone olabilirsiniz. Abone olduktan sonra bildirim zilini de açın ki yeni videolarımız yüklendiğinde haber size ulaşsın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir