DUYGUSAL ZEKANIZI GELİŞTİRECEK 10 ÖNERİ + DUYGUSAL ZEKA TESTİ (Duygusal Zeka Nasıl Geliştirilir)

Kişinin hem kendi duygularını hem de diğerlerinin duygularını fark edebilmesi, anlayabilmesi, analiz edebilmesi ve bunları yönetebilmesi ile ilgili bir kavram olan Duygusal Zeka günümüzün en önemli yetkinliklerinden bir tanesi. Araştırmalar, iş hayatında ve özel hayatta başarı için duygusal zekanın analitik zekadan çok çok daha önemli olduğunu yıllardır ortaya koyuyor. Peki acaba sizin duygusal zeka beceriniz ne durumda? Eğer bunu merak ediyorsanız, video içerisinde bunu öğrenebileceğiniz bir yere yönlendirme yapacağım. Bizi izlemeye devam edin. Bu arada sırası gelmişken eğer bu tarz içerikleri merak ediyorsanız lütfen kanalımıza şimdi abone olun ve tüm bildirimleri açarak bize destek verin. Böylelikle psikoloji ve kişisel gelişimi ilgili bu videolar çok daha fazla sayıda kişiye ulaşabilir. Peki duygusal zeka konusuna devam edecek olursak, duygusal zeka neyse ki geliştirilebilir bir beceri. Duygusal zekamızı geliştirmek için acaba neler yapabiliriz? İşte bu videonun konusu bu olacak. Bu videoda uygulayabileceğiniz 10 tane öneriyi sizlerle paylaşacağım. Duygusal zeka becerilerimizi eğer dört ayakta toplamamız gerekirse bunlardan birincisi duygusal farkındalık. Yani kişinin herhangi bir duygu durumuna girdiğinde bunu fark edebilmesi, bunun adını doğru koyabilmesi ve bunun nedenlerini ve olası sonuçlarını doğru şekilde analiz edebilmesi ile ilgili beceriler bütünü. Bir diğer ayağımız duyguları yönetebilmek, yani kişinin herhangi bir duygu durumuna girdiğinde streslendiğinde öfkelendiğinde, kaygılandığında bu durumla baş edebilmesi. Bir diğer ayağımız empati, yani Diğerlerinin Duygularını Fark Edebilmek ve dördüncü ayağımız ise İlişki Yönetimi, yani diğerlerinin duygularını yönetebilmek. Ya da şöyle de diyebiliriz. Herhangi bir ilişki durumunda bu ilişkide, mesela çatışmalarda bu çatışmayı yönetebilmek, uzlaşı sağlayabilmek, karşı tarafı ikna edebilmek, karşı tarafı motive edebilmek gibi karşı tarafla olan ilişkimizi tüm yönleriyle yönetebilme becerisi yine bu ayağın altında duygusal zeka becerilerinizi geliştirebilmek için size ilk önerim şu olacak. Duygularınızı bastırmayın aksine onları analizinin neyi kastediyorum? Genellikle duygusal farkındalığın önündeki en büyük engel kendimizi olduğumuz gibi görme sıkıntısından kaçma eğilimimizdir. Yani bir şekilde herhangi bir duygu durumuna girdiğimizde ya onu geçiştiririz ya onu bastırır ya da onu görmezden geliriz. Halbuki her duygu bizi bizimle ilgili bir şeyler anlatmaya çalışıyordur. O insan bu duyguyu bastırdığımızda ya da geçiştirdiğimizde aslında kendimizi görme fırsatını da kaçırmış oluruz. O yüzden herhangi bir duygu durumuna girdiğinizde, yani böyle yüksek de yaşadığınızda herhangi bir duyguyu kendinize şu soruları sorun mesela. Ben hangi durumlarda, hangi koşullar altında, kimlerle birlikteyken en çok ne zamanlar bu duygunun içerisine giriyorum. Peki bu duyguyu neden bu kadar yüksek de yaşıyorum? Bu duyguyla ilgili olarak damarımın atmasına sebep olan şeyler neler? Bu duyguyu bu kadar yüksek de yaşamamın sebebi acaba benim hangi karşılanmamış ihtiyaçlarım olabilir? Bu duygu bana benimle ilgili olarak ya da hayatımla ilgili olarak neyi anlatmaya çalışıyor olabilir? Bakın bu soruları sorduğumuzda kendi kendimize göreceksiniz ki aslında farkına varmadığımız kendimiz ilgili pek çok noktanın aydınlanmaya başladığını göreceksiniz. Herhangi bir duyguyla baş edebilmemiz için öncelikle o duygunun ortaya çıktığı anı fark edebilmemiz gerekiyor. Peki bunu nasıl yapabiliriz? Şimdi duygu ortaya çıktığı an fiziksel belirtilerle kendini gösterir. Her duygunun bedensel bir yansıması vardır.

Şöyle bir bakın kendinize. Hangi duyguyu en çok bedeninizin hangi bölgesinde hissediyorsunuz? Bu anlamda ikinci önerim kendinizi gözlemlemeyi öğrenmek. Duyguların fiziksel belirtilerini kendi bedeninizde gözlemlemeyi öğrenmek ve bunu hatta çalışmak. Bununla ilgili egzersiz yapmak. Bunu nasıl yapabilirsiniz? Mesela şimdi size ufak bir egzersiz yapalım. Şimdi gözlerinizi kapatın ve kendinizi gerçekten herhangi bir duygu bu öfke olabilir. Bu sevinç olabilir. Bu hayal kırıklığı, üzüntü olabilir. Herhangi bir duyguyu çok yüksekte yaşadığınız bir zamana gidin. Gözünüzde o anı canlandırın. Bunu ben daha çok öfke olmasını tercih etmenizi öneriliyorum. Çünkü onu yakalamak biraz daha kolay diğerlerine göre. Mesela son 6 ay içerisinde en son ne zaman öfkelendiniz ama gerçekten çok ciddi biçimde öfkelendiğiniz bir anı düşünün. Gözünüzü kapatıp sanki o andaymışsınız gibi o anı gözünüzde canlandırın. Bunu yapın ve bunu yaparken bir taraftan da kendi vücudunuzu gözlemleyin. Ne hissediyorsunuz o ana gittiğinizde? O anı yaşadığınızda, o anı hatırladığınız da. Mesela kalbinizin daha hızlı çarptığını fark ettiniz mi? Ya da ne bileyim bazı insanlar mesela öfkelendiklerinde şöyle başlarında bir ısınma hissederler. Bazıları enselerinden yukarıya doğru, bazıları tam başlarından aşağıya doğru bir ısınma fark edebilirler. Mesela kaslarınızda herhangi bir gerilme oldu mu? Bunları fark edin. Bakın bunları fark etmek bir çalışmadır, bir egzersizdir ve bir sonraki sefer tekrar herhangi bir duygu durumuna girdiğinizde çok daha erken şekilde o duygu durumuna girdiğinizi fark etmenizi sağlar. Bazı kitaplarda bu beceriyi geliştirmek için kendinize bir duygu günlüğü tutun derler. Yani kendinize bir defter tutun ve o deftere o gün içerisinde böyle yükseklerde yaşadığınız duyguları ve o duygularla ilgili fiziksel belirtileri kaydedin derler. Bunu böyle birkaç sefer yapmaya başladığınızda zaten bir süre sonra bu alışkanlık sizde oturmaya başlayacak ve kendinizi, kendi bedeninizi, kendi duygularınızı daha yakından tanımaya başlayacaksınız. Evet, duygusal zeka ile ilgili üçüncü önerim duygu repertuvarınızı genişletmek. Daha doğrusu duygu isimleri repertuvarınızı genişletmek. Neyi kastediyorum? Herhangi bir duyguyla baş edebilmek için öncelikli olarak o duygunun adını bir kere baştan doğru koyabilmemiz lazım. Fakat çoğu zaman bizle duygularımızı sözel olarak ifade etmiyoruz. Etsek bile çoğunlukla doğru kelimeleri kullanamıyoruz. Mesela ne hissediyorsun? Diye sorduğumda iyi ya da kötü gibi cevaplar gelebiliyor. Halbuki iyi ya da kötü bir duygu ismi değil ya da bazen birbirine yakın benzer duygular birbirinin yerine kullanılabiliyor. Halbuki mesela kıskançlık ve imrenme birbirine yakın duygular gibi gözükür. Ancak birbirinden farklı duygulardır ve ikisi için baş etmede kullanılacak yöntemler birbirinden farklıdır. O yüzden duyguların adını doğru koyabilmek için duygusal kelime haznemizi geliştirmemiz gerekiyor. Sahi siz kaç duygu ismi biliyorsunuz. Şöyle bir düşündüğünüzde aklınıza ilk gelen duygu isimleri neler? Her ne kadar bazı araştırmacılar öfke, korku, üzüntü, sevinç, şaşkınlık gibi bile 5 6 tane temel duygunun var olduğunu ve diğer duyguların bunların bileşiminden meydana geldiğini iddia etseler de bu konuda farklı görüşler de var. Peki acaba sizin aklınıza kaç duygu ismi geliyor? Kendinizi bir deneyin şöyle bir birkaç dakika içerisinde aklınıza gelen bütün kelimeleri önünüzdeki bir kağıda yazın. Ardından da biraz sonra size göstereceğim.

Örnek duygu repertuvarıyla bir karşılaştırın.

Sahi siz kaç tane duygu buldunuz? Evet. Duygusal zeka ile ilgili dördüncü önerim Geribildirim İstemek. Diğer insanlar bizi bize anlatan aynalar. Bu yüzden kendimizle ilgili farkındalığımızı arttırabilmek için aslında diğer insanlardan bilgi istemek çok iyi bir fikir olabilir. Çevrenizde sizi iyi tanıyan, sizi gerçekten iyi tanıdığına ve objektif olacağına güvendiğiniz insanlardan, kendinizle ilgili bilgi isteyin. Acaba diğer insanlar sizi nasıl görüyorlar? Mesela ben mutluyken ne yapıyorum? Ya da ben öfkeli iken nasıl davranıyorum? Benim öfkeli olduğumu nasıl anlıyorsun? Kaygılıyken ne yapıyorum? Stresliyken ne yapıyorum? Bu duygu durumları içerisindeyken davranışlarım nasıl değişiyor? Bu konuyla ilgili eğer diğer insanlar size geri bildirimler verirse böylelikle kendinizle ilgili belki de farkına varmadığınız bazı özellikleri görebilirsiniz. Yalnız aldığınız cevaplara duygusal olarak hazırlanın. Çünkü belki bazıları hoşunuza gitmeyecek. Ayrıca bu cevaplar üzerine vakit ayırıp düşünün. Duygusal zekanın en önemli bileşenlerinden bir tanesi duygu yönetimi demiştik. Kişinin herhangi bir duygu durumuna girdiğinde bununla baş edebilmesi, bununla baş edebilmesini kolaylaştıracak teknikleri bilmesi ve uygulaması. Duygu yönetimiyle ilgili olarak kanalında çok sayıda video var. O yüzden burada tekrar bunları anlatmayacağım. Ancak başlangıç olarak nefes teknikleri ve mindfulness işinize yarayabilir. Stresten Kurtulma Yolları başlıklı oynatma listeme eğer tıklarsanız, orada duygu yönetimiyle ilgili bedensel ve zihinsel çok sayıda tekniğin anlatıldığı videolarıma ulaşabilirsiniz. Duygusal zekanın alt bileşenlerinden bir diğeri empatiydi, yani diğer insanların da duygularını fark edebilmek. Herhangi bir kişiyle konuşurken, herhangi bir kişiyle iletişim kurarken, onun beden dilinden, sesinden, kullandığı kelimelerden, onun isteklerini, ihtiyaçlarını, duygularını tahmin edebilmek ilgili bir beceri, empati.

Peki bu beceriyi geliştirebilmek için ne yapabiliriz? Aslında bu beceriyi geliştirebilmek için elimize sayısız fırsat var. Çünkü bizler gün içerisinde sürekli diğer insanlarla iletişim halindeyiz. İşte bu iletişim halindeyken eğer diğer insanları farkındalıkla gözlemlemeyi öğrenirsek yavaş yavaş empati becerilerimizin de arttığını göreceğiz. Bunu nasıl yapabiliriz? Gün içerisinde iletişim kurduğunuz kişileri onların rahatsız etmeyecek şekilde şöyle bir gözlemleyin. Beden dillerine bakın. Ses kullanımlarına bakın. Göz hareketlerine, ne bileyim gülümsemelerine, el kol hareketlerine, duruşlarına, onları gözlemlemeye başladığınızda aslında daha önce fark etmediğiniz çoğu şeyi fark etmeye başladığınızı göreceksiniz. Bu gözlemlemelerin ardından onların duygularını tahmin etmeye çalışın bakalım ne kadar doğru bir şekilde tahmin edebileceksiniz. Aynı şeyi aslında film izlerken de yapabilirsiniz. İzlediğiniz filmlerdeki karakterlerin beden dillerini, ses kullanma biçimlerini daha böyle bir farkındalıkla gözlemlemeye başlayın. Bakın bir süre sonra bu alışkanlık haline gelecek. Empati becerilerinizi geliştirmeyle ilgili ikinci bir önerimiz şu olacak. İnsanları dinledikten sonra onların duyguları ile ilgili tahminlerimizi kendi cümlelerinizle onları ifade edin. Mesela bir kişiyi dinledikten sonra anladığım kadarıyla kendini çok yorgun hissediyorsun gibi bir kalıp kullandıktan sonra bu konu hakkında teyitleşin acaba gerçekten de karşı tarafın duygu durumunu doğru mu tahmin ettiniz? Böylelikle kendinizi değerlendirebilirsiniz. Empati ile ilgili bir diğer önerim ise bakış açınızı olabildiğince genişletmeye çalışmak. Bunun için farklı insanlarla farklı bakış açılarıyla bir araya gelmeye çalışın ve onları anlayışla dinleyip anlamaya çalışın. Örneğin sizden son derece zıt fikirlere sahip, son derece zıt dünya görüşüne sahip insanlarla da görüşün, onları dinleyin, onları anlamaya çalışın.

Bakın onlara hak verin demiyorum ancak anlamaya çalışın. Örneğin kendinize şu soruları sorabilirsiniz Acaba ben hangi durumda olsaydım böyle düşünebilirdim. Acaba ben nasıl bir ortamda büyüseydim? Nasıl koşullarda olsaydım sonuçta bu davranış biçimine ya da bu düşünce biçimine gelirdim? Bu soruların cevabını kendinize sormaya çalışın ve dediğim gibi karşı tarafı yargılamadan onu anlamaya çalışarak iletişim kurmaya çalışın. Duygusal zeka becerilerinizi geliştirebilmeniz için bir diğer önerim tabii ki dinleme becerilerinizi geliştirmek olacak. Sahi nasıl bir dinleyicisiniz? Mesela insanları dinlerken o an anlatılan şeye odaklanma biliyor musunuz? Yoksa kafanız kolayca başka yerlere dağılabiliyor mu? İnsanları dinlerken işinizi gücünüzü bırakıp tamamen ona mı odaklanıyorsunuz? Yoksa bir taraftan da başka şeyler mi yapıyorsunuz? Onları dinlerken sık sık sözlerini keser misiniz? Ya da cümlelerini onların yerine tamamlar mısınız? Duygusal zeka becerilerinizi geliştirebilmek için elbette dinleme becerilerimizi de geliştirmek gerekiyor. Bu yüzden size. Önerim, dinlemeyle ilgili olarak kendinizi geliştirebilecek egzersizler yapmanız. Bununla ilgili aslında yine gün içinde çok sayıda fırsatımız var. Öncelikle şöyle bir kendinizi gözlemleyin. Nasıl bir dinleyicisiniz? Bunun için geribildirim de alabilirsiniz. Kendi kendinizi de gözleyebilirsiniz. Mesela diğer insanları dinlerken onlara odaklana biliyor musunuz? Yoksa odağınız kolayca dağılıyor mu? Diğer insanları dinlerken onlarla göz kontağı kuruyor musunuz? Onların sık sık sözlerini kesiyor musunuz? Ya da cümlelerini tamamlıyor musunuz? Diğer insanları dinlerken zihninizde o kişinin anlattığı olay mı yoksa o kişinin anlattığı olayın sizin hayatınızdaki yansımaları mı oluyor daha çok? Yani odanız daha çok kendinizde mi yoksa onda mı? Şöyle bir kendinizi gözlemleyin. Diğer insanları anlayabilmek ve onlarla ilişkimizi yönetebilmek için.

Mademki dinlemeyi iyi bir şekilde yapmak gerekiyor, o zaman bir düşünelim, iyi bir dinleme nasıl olur? Aslında diğer insanların bizi nasıl dinlemesini istiyorsak biz de onları öyle dinlemeliyiz. Mesela iyi bir dinleyici karşı tarafla göz kontağı kurar. İyi bir dinleyicinin odağı tamamen karşısındakindedir. Dolayısıyla o sırada kafasında başka şeylerle meşgul olmaz. İyi bir dinleyici bedensel olarak dinlediği kişiye doğru yönelir. İyi bir dinleyici karşı tarafı dinlediğini beden diliyle de belli eder. Örneğin kafasını sallayarak, gözüne bakarak arada belki hı, hı,a, evet gibi sözler ya da sesler çıkartarak karşı tarafa dinlediğini belli eder. İyi bir dinleyici sadece söyleneni değil, söylenmeyeni de görür. Yani karşı tarafın size anlattığı olayı dinlerken bir taraftan da o kişinin içinde bulunduğu duygu durumu, o kişinin ihtiyaçları, o kişinin beklentilerini de anlamaya çalışır. İşte bu anlamda dinleme becerilerinizi geliştirmek tabii ki çok çok önemli. Peki bu saydığım özelliklerin acaba kaçı sizde var? Fark etmeye çalışın. Çünkü farkındalık çok önemli bir nokta. Her şeyin farkındalıkla başlıyor. Bir şey fark etmeye başladığımızda kendimizi kontrol etmeye başlıyoruz. Mesela bunu fark ettiğinizde artık diğer insanları dinlerken daha çok farkındalıkla dinlemeye başlayacaksınız. Farkındalıkla dinlemeye başladıktan sonra bu sefer kendinizi kontrol etmeye, kontrol etmeye başladıkça da beğenmediğiniz unsurları değiştirmeye başlayacaksınız. Böylelikle hayatınızda ve davranışlarınızda değişimi yakalayacaksınız. Son iki önerim ilişki yönetimiyle ilgili olacak.

Duygusal zekanın bir diğer bileşeni olan İlişki Yönetimi. Her insanın farklı bir iletişim stili var. Dolayısıyla her insanın iletişimde karşı taraftan farklı bir beklentisi var ve bizler genel olarak kendimize benzer insanlardan daha çok hoşlanırız ve kendimize benzeyen insanlarla daha kolay iletişim kurabiliriz. O zaman ilişki yönetiminde daha başarılı olabilmek için belki de insanların en sıklıkla kullandıkları iletişim stilleri nelerdir? Bu iletişim stillerinin genel özellikleri neler? Karşı tarafın iletişim stilini nasıl analiz edebilirim? Bunu bilirsek eğer, bu durumda karşı tarafın stilini analiz edip buna göre yaklaştığımızda ilişkiyi yönetmemiz daha kolay olacaktır. Bu anlamda DISK analizi bize oldukça yardımcı olan bir araç disk analizi ile karşı tarafın hangi iletişim stilinde olduğunu ve bu iletişim stilinin beklentilerini tahmin edebilirsiniz. Peki ama bu disk analizi nedir? Ne işe yarar? Acaba benim iletişim stilim hangisi? Karşı tarafı nasıl anlayabilirim? Diyorsanız, hemen şuradaki videoma tıklayıp kendi iletişim stilinizi anlayabilirsiniz ve diğer insanların iletişimden beklentileri hakkında fikir sahibi olabilirsiniz. İlişki yönetimi ile ilgili olarak son önerim Etkili İletişim Becerileri, Çatışma yönetimi, müzakere becerileri, ikna teknikleri gibi konularla ilgili kendinizi geliştirmeniz. Bununla ilgili kitaplar okuyabilirsiniz. Bununla ilgili eğitimlere katılabilirsiniz. Bu konularla ilgili eğer daha fazla okuyup daha fazla araştırırsanız ve öğrendiklerinizi eğer uygulamaya dökerseniz bir süre sonra göreceksiniz ki ilişkileri çok daha farklı biçimde yönetmeye başlayabiliyorsunuz. Bu arada bu konularla ilgili hap bilgilerin bulunduğu videolar benim kanalımda mevcut ve mevcut olmaya devam edecek. Eğer kaçırmak istemiyorsan kanalıma şimdi abone olmayı unutma. Tüm bildirimleri de aç ki videolar yüklendiğinde haberin olsun.

DUYGUSAL ZEKA TESTİ

BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir