İÇE DÖNÜKLERİN 6 SÜPER GÜCÜ

İnsanlarla birlikte olduğunuzda sosyalleştiğinizde enerji dolduğunuzu mu hissediyorsunuz? Yoksa aksine enerjinizin tükendiğini mi hissediyorsunuz? Sosyalleştikten bir süre sonra kendi kendinize kalma ihtiyacı duyuyor musunuz? Kendi kendinizle baş başa kaldığınızda kendinizi daha huzurlu, daha güvenli ve daha canlı mı hissediyorsunuz? Eğer bu sorulara cevabınız çoğunlukla evetse siz de bir içe dönük olabilirsiniz. Peki içe dönük olmak nedir ve neden önemlidir? Bunun güzel yanları nelerdir? Bu videoda. Kanalımızın topluluk bölümünde yaptığımız ankette 2 bin 700 kişi oy kullandı ve biz bu 2 bin 700 kişiye kendinizi içe dönük mü yoksa dışa dönük olarak mı görüyorsunuz? Diye sorduk. Oy kullanan 2 bin 700 kişinin %78’i kendilerini içe dönük olarak tanımlarken, sadece yüzde 22’si kendilerini dışa dönük olarak görüyordu. Bu oran dünyada görülen orana da oldukça yakın. Görünen o ki toplumun büyük bir kısmı içe dönüklerden oluşuyor. O yüzden eğer siz de bir içe dönükseniz merak etmeyin. Toplumun büyük bir çoğunluğu sizin gibi. Kişilikte içe dönük, dışa dönük ayrımını ilk kez 1920’li yıllarda Carl Gustav Young ortaya atmıştır. Dışa dönük insanlar enerjilerini dış dünyadan sosyal etkileşimden diğerlerinden alan ve kendi iç enerjilerini de bu şekilde yansıtan insanlardır. Oldukça sosyal, girişken, konuşkan insanlardır ve sosyalleştikçe kendi enerjilerinin yükseldiğini hissederler. Bu nedenle yalnız kalmak onlara pek de iyi gelmez. İçe dönük insanlarsa tam tersi enerjilerini kendi iç dünyalarından alan, içlerine döndükçe enerji seviyeleri yükselen insanlardır. Bu anlamda yalnız kalmaktan oldukça hoşlanırlar. Yalnız kaldıkça enerji topluyorlar, kendilerine geliyorlar. Bu demek değildir ki içe dönük insanlar, anti sosyal insanlar. Hayır, onlar da sosyalleşiyorlar, onlar da sosyalleşmeyi seviyorlar ancak biraz daha sınırlı kişiyle ve sınırlı vakitlerde olması onların çoğuna daha iyi geliyor.

Yorumlardan bazıları içe dönüklük acaba kötü bir şeyi mi? Çünkü eğer kötü bir şey ise biz mahvolmuşuz. Toplumun çoğu içe dönük çıkıyor ankette demişti. Hayır efendim, içe dönüklük kesinlikle kötü bir şey değil. Ne içe dönüklük ne de dışa dönüklük kötü bir şey değil zaten. Bunlar sadece birer kişilik özelliği. Her birinin güçlü olduğu yanlar var, geliştirmesi gereken yanlar var. Her birinin kendine has özellikleri var. Her ne kadar toplumda dışa dönüklük daha güzel bir şeymiş gibi empoze edilse de herkesten dışa dönük olmalarını beklesekte aslında içe dönüklüğün de son derece güçlü özellikleri var ve hatta süper güçleri var. Bakalım bunlar neler? Psikolojinin babalarından Yung der ki dışa bakan rüya görür, içe bakan ise uyanır. Evet. İç gözlem konusunda içe dönükler oldukça iyidir. Dolayısıyla öz farkındalıkları da çoğu insana göre oldukça yüksektir. Ne demek de öz farkındalık? Kişinin kendi sınırlarının, kendi kapasitesinin farkında olabilmesi ile ilgili bir yetenekti. Kendini tanımasıyla ilgili bir yetenekti. Dışa dönükler onay almak ve dikkat çekmek için bir yerlerde gürültü yapa dursunlar. İçe dönükler çoğu zaman daha derin mevzularla ilgilenirler. Ben kimim? Ben ne istiyorum? Beni ne mutlu eder? Benim güçlü yönleri neler? Benim zayıf yönlerin neler? Gibi soruların cevapları çoğu zaman içe dönükler için daha nettir. Çünkü bunları düşünmek için bolca vakitleri vardır. İçin günlükler için dinlemek, konuşmaktan daha iyi oldukları bir alandır. Evet, çoğu içe dönük iyi dinleyicilerdir ve bu iyi dinleme onları analitik düşünmeye, diğer insanları anlayabilme ve empati kurabilme konusunda başarılı yapar. İçe Dönük Olmanın Gizli Gücü kitabının yazarı Dr. Laurie Helgoe’ya göre dışa dönükler herhangi biriyle iletişim halindeyken diğerinin söylediklerini zihinsel olarak tam anlamıyla işlemlemeden sohbete atlamaya daha fazla meyillilerdir.

Bunun sebebi dışa dönüklerin diğer insanları umursamamaları ya da bencil olmaları değil, bilgiyi etkileşimli olarak işlemeleridir. Oysa içe dönükler bilgiyi dahili olarak işliyorlar. Dolayısıyla bu da onlara daha iyi anlayabilme, empati yapabilme ve üzerinde düşünülmüş yanıtlar verebilme olanağı sağlıyor. Evet liderlik. Şaşırdınız mı? Çoğu insan dışa dönük liderlerin daha başarılı olacağına inanır. Oysa ki araştırmalar bunun liderlik ettiğiniz grubun özelliklerine göre değişebileceğini gösteriyor. Araştırmalar bize gösteriyor ki eğer liderlik ettiğiniz grup proaktif, yani inisiyatif alan bir grupsa bu durumda içe dönük liderler daha başarılı. Çünkü içe dönük liderler bu kişileri dinliyorlar ve fikirlerini harekete geçirmelerine, fikirlerini eyleme geçirmelerine izin veriyorlar. Dışa dönük liderler ise pasif gruplara liderlik etmede daha başarılılar. Çünkü motivasyon ve ilham verme konusunda yetenekleri var. İçe Dönük Girişimci kitabının yazarı Buelow’a göre içe dönükler tipik olarak konuşurken pek de rahat hissetmediklerinden öncesinde oldukça düşünürler ve sözlerini akıllıca seçerler. Yalnızca söyleyecek bir şeyimiz olduğunda konuşuruz. Dolayısıyla sözlerimizle bir etki yaratma şansımız bu yüzden daha yüksektir diyor. İçe Dönük Lider kitabının yazarı Jennifer Kahnweiler’e göre ise içe dönükler sosyal medyayı daha etkili kullanıyorlar. Çünkü ani tepkilere daha az meyilliler? Bazı insanlar her yere düşünceler saçıyor. Rasgele her şeyi gönderiyorlar. Ancak içe dönükler değil, onların bir stratejisi var diyor. İçe dönüklerin gücünü anlatan Sessiz Güç kitabının yazarı Susan Cain, yaratıcı insanların hayatlarına bakıldığında çoğunun ciddi derecede içe dönük hatta utangaç olduğunu görüyoruz diyor. Çünkü ona göre yaratıcı düşünebilmenin en önemli bileşenlerinden biri yalnız kalabilmek, yani kendi kendine kalabilmek, derinlemesine düşünebilmek. Microsoft’un kurucusu Bill Gates, Apple’ın kurucu ortağı Steve Wozniak, Harry Potter’ın yaratıcısı JK Rowling yaratıcı, içe dönüklerden, hatta utangaç, içe dönüklerden sadece birkaçı.

Bu arada Sessiz Güç kitabının yazarı Susan Cain’nin ki kendisi de bir içe dönük. Yapmış olduğu çok güzel bir TED konuşması var. Türkçe alt yazılı bu TED konuşmasını izleyeceğiniz linki de açıklama kısmına ekleyeceğim. Bu konuya ilgi duyanların bu TED konuşmasını da izlemelerini öneririm. İçe dönüklerin bir diğer süper gücü yüksek manevi güçleri. Efendim içe dönükler, dışa dönüklere oranla dış dünyanın hazlarıyla, dış dünyanın istekleriyle, arzularıyla genel olarak dış dünyayla daha az ilgilenirler. Bunun yerine iç huzurlarına maneviyatlarına memnuniyetlerine daha çok odaklanır ki bu da onları daha manevi bir yola doğru daha meyilli hale getirir. Yorumlardaki sorulardan bir diğeri “Ben kendimi ne içe dönük ne de dışa dönük olarak görüyorum. İkisinin ortası var mı?” Sorusuydu. Evet var. Bunları da ortaya dönükler diyoruz. Yani Ambivert diyoruz. Aslına bakarsanız bu kavramın yaratıcısı olan yani içe dönük, dışa dönük kavramlarının yaratıcısı olan Jung diyor ki “Hiçbir insan zaten yüzde yüz şekilde içe dönük ya da yüzde yüz şekilde dışa dönük değildir” Her birimiz belli oranlarda biraz içe dönük, biraz dışa dönüğüz sadece bazılarımız da bu yüzdelerin miktarı biraz daha farklı. Aslına bakarsanız içe dönükler ve dışa dönükler de kendi içlerinde ayrılabiliyorlar. Bununla ilgili bir ayrımı anlattığım videoyu şuradan izleyebilirsiniz. Dört tip içe dönükten hangisisin videosunda bulabilirsiniz? Efendim yaptığımız anketteki yorumlardan bir diğeri de şuydu. Bir insan. İçe dönük olarak doğup sonradan dışa dönükleşebilir mi? Şöyle ki toplum tarafından zaten dışa dönüklük daha çok ödüllendirildiği için çoğu içe dönük, dışarıda dışa dönükmüş gibi yaşamaya, dışa dönükmüş gibi davranmaya başlıyor ve çoğu zaman bir süre sonra insanlar kendilerini unutuyorlar.

Yani kendilerini dışa dönük zannediyor ama aslında içe dönük. Evet bunu yapabilirler. Mış gibi davranabilirler. Ancak bu uzun vadede oldukça yıpratıcıdır. Yani ruhsal ve dolayısıyla bedensel sağlığımıza zarar verebilir. Çünkü aslında siz kendiniz olmayan biriymiş gibi davranıyorsunuz sürekli. Yani bu daha önceki videolarımda da bahsettiğim gibi sürekli sizi olmayan bir elbiseyle yaşamaya çalışmak gibi bir şey. Bu yüzden de oldukça yıpratıcı bir şey. En sağlıklısı nedir peki? En sağlıklısı. Evet, her ne isek, yani içe dönük ya da dışa dönük. Bununla barışmak, bunu kabul etmek, bunun güçlü yönleri üzerine odaklanmak ve eğer geliştirmemiz gereken bir yön varsa da bunu fark edip belki bununla ilgili biraz çalışmak olabilir. Ne bileyim ben bir içe dönüğümdür. Ancak işte sürekli sunum yapmam gerekiyordur. Sunum teknikleri konusunda, topluluk karşısında konuşma konusunda kendimi geliştirmeye çalışabilirim. Evet, bununla ilgili yol katedebilirim. Ancak bu yine özüm de benim bir içe dönük olduğum gerçeğini değiştirmez. Yani aslında en sağlıklısı ihtiyaç duyduğumuz yerlerdeki bazı geliştirmemiz gereken noktaları tespit edip onlar üzerine çalışmak olabilir. Ancak sürekli her yerde, her ortamda bir dışa dönükmüş gibi görünmeye çalışmak çok yorucu bir şey. Ve son derece de gereksiz bir şey. Kişisel gelişim ve psikoloji eğer ilginizi çekiyorsa kendimi nasıl daha yakından tanıya bilirim. Kendimi nasıl geliştirebilirim? Acaba stresle nasıl baş edebilirim? Soruları sizde de varsa doğru kanaldasınız. Çünkü bu kanalda bizler her hafta iki tane yepyeni video yayınlıyoruz bu konularla ilgili. Eğer bu konuları kaçırmak istemiyorsanız kanalımıza abone olmayı unutmayın. Bildirim zillerini de açın ki yeni videolar yüklendiğinde haberdar olabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir