KAYGININ SİZE SÖYLEDİĞİ 5 YALAN

Sadi Şirazi’ye sormuşlar. İnsan nedir? “Birkaç damla kan ve bin bir endişedir” demiş. Özellikle belirsizliğin her geçen gün arttığı günümüz dünyasında zannediyorum kaygısı olmayan yoktur. Ancak bu kaygı günlük yaşantımızı olumsuz biçimde etkileyebilecek düzeylere geldiğinde sıkıntı yaratmaya başlıyor. Ve ne yazık ki kaygı da tıpkı depresyon gibi bizi baş rol ile kandıran oldukça acımasız bir senaristtir. Son derece kasvetli hikayeler yazar ve bu hikayelerin hayatın acı gerçekleri olduğuna inanmamızı sağlar. Kaygıyla baş ederken en önemli noktalardan bir tanesi zihnimizden geçen düşüncelerin hangilerinin senaryo, hangilerinin ise gerçekçi olduğunu ayırt edebilmek. Bunu yapabildiğimiz de ve düşüncelerimizi algılama biçimlerimizi sağlıklı bir biçimde düzenlemeye başlayabildiğimizde kaygı da sadece gerçekten gerekli olduğu zamanlarda artık bizi ziyaret etmeye başlayacak. Peki bu düşünce biçimlerinden hangileri yalan, hangileri gerçekçi? Bunu nasıl ayırt edeceğiz? Özellikle kaygının size en sık söylediği yalanlardan 5 tanesi hangisidir? Buyurun izleyelim. Kaygı neden bunu bize yapıyor? Neden sürekli yalanlar söyleyip bu yalanları inanmamızı istiyor ve bunun yanı sıra sürekli olumsuz anıları ve olumsuz birtakım olasılıkları gözümüzün önüne getirip duruyor? Aslında bunu kötü niyetle yapmıyor. O sadece görevini yapıyor. Görevi ne? Bizi hayatta tutmak, bizi hayatta tutmak için ne gerekiyorsa onu yapmak ve bunu yaparken de geçmiş tecrübelerimiz, geçmiş anılarımız, çocukluğumuzdan itibaren geliştirmiş olduğumuz inançlar, algılama biçimleri, düşünce kalıpları doğrultusunda şu anı değerlendiriyor, yorumluyor ve ardından gelecekteki ve şimdideki olası riskleri hesaplıyor ve bu olası risklerden bizi korumaya çalışıyor. Kötü anıların olumlu anılara oranla daha iyi ve daha net hatırlanmasının sebebi ise aslında yine hayatta kalma gücümüzle ilgili.

Beynimiz herhangi bir olumsuz deneyim yaşarken, o deneyim sırasındaki tüm duygularımızı ve duyumlarımızı hatta algıladığımız bütün işte o sesleri, ışığı, tensel temasla ilgili duyumları tüm bunları vücudumuzun içinden ve dışından gelen tüm verileri kaydeder. Bunu kaydetmesini sebebi nedir? Gelecekte bu ya da buna benzer bir olayla karşılaşırsam. Kendimi koruyabilmek içindir bu kaydın sebebi. Bunun yüzünden de bu kaуıt son derece güçlü biçimde yapılır. Sıkıntı şu ki bizler yaşamı algılarken başımıza gelen olayları yorumlarken çocukluğumuzdan itibaren geliştirmiş olduğumuz o inançlar ve düşünce kalıpları ne yazık ki bugün yaşadıklarımızı ve gelecekte yaşayacaklarımızı da etkiliyor. İşte bu yüzden esas yapılması gereken şeylerden biri yine o düşünme ve algılama biçimleri üzerine çalışmak. Bununla ilgili sayısız tekniğe kanalımdaki diğer videolarda anlatıyorum. Lütfen kaygı ile ilgili bir sorununuz varsa eğer, ilgili oynatma listesindeki videolarımı izleyin ve zihinsel ve bedensel teknikleri düzenli şekilde uygulayın. Size iyi geldiğini göreceksiniz. Bu oynatma listesinin linkine aynı zamanda videonun açıklama kısmında da sizinle paylaşıyorum. Gelelim anksiyetenin kaygının bize en sık söylediği yalanlardan beş tanesine bakmaya. Efendim, Yalan 1: “Her zaman böyle olacaksın”. Kaygı yaşadığımız sırada zihnimiz bir döngüye girer ve bu döngünün içerisinde yaşadığımız bu zorlu sıkıntılı zamanların hiçbir zaman geçmeyeceğine, gelecekte de hayatımızın böyle olacağına, hatta belki de daha da kötü olacağına inanmamızı sağlar. Oysa tabii ki gerçek bu değildir. Unutmayın diğer videolarımda da söylediğimiz gibi duygular gelip geçicidir. Onlar gelirler ve giderler zamanı geldiğinde. Tıpkı denize vuran dalgalar gibi gelirler ve giderler.

Ancak ne yazık ki kaygı anında kaygının bize söylediği bu yalan yüzünden biz buna inanmakta zorlanırız. Hatta kaygımız şunu da yapar. Bu yalanı daha inandırıcı kılabilmek için kaygı yüzünden geçirdiğimiz zor zamanları bize hatırlatır, çeşitli resimleri gözünüzün önüne getirir ve ardından bir de bakarız şöyle diyoruz; tabii canım bu hiçbir zaman geçmeyecek, geçse geçerdi. Bak kaç yıldır uğraşıyorum. Hatırlıyor musun? Bak bir kere de şöyle olmuştu. Bir keresinde de şunu yaşamıştın. Ha bir de bak başına bu geldi. Tüm bunları yapmasının sebebi aslında dediğim gibi sizi korumak. Ancak bunu yanlış zamanda ve yanlış yerde yapıyor. Her zaman bu böyle olmayacak elbette ama tabii her zaman bunun böyle olmaması için gerçekten atlatabileceğimize inanmamız hatta belki bunu atlatan kişilerle görüşmemiz, umutlu olmamız ve bunun yanı sıra doğru uzmanla çalışabilmemiz gerekiyor. Yani eğer kendi başımıza atlatamıyorsak o zaman mutlaka bir ruh sağlığı uzmanıyla güvenilir, tecrübeli, donanımlı, etik çalışan bir ruh sağlığı uzmanıyla çalışarak tabii ki kaygımızın azalmasını ve çok daha normal seviyelere gelmesini sağlayabiliriz. Yalan 2: “Çıldırıyorsun, aklını kaybediyorsun”. Kaygı atağı sırasındaki zihinsel ve bedensel belirtiler bazen bu kadar rahatsız edici boyutlara gelir ki kişiler yaşadıkları bu durumu anlamlandıramadıkları için korkmaya başlarlar ve hatta bazen bazıları akıllarından Ya acaba deliriyor muyum? Ne oluyor bana, aklımı mı kaybediyorum diye zaten var olan kaygılarına yeni kaygılar eklerler. Ancak merak etmeyin aklınızı kaybetmiyorsunuz. Aklınız yerinde, hatta fazlasıyla yerinde. Zaten deliriyor olsaydınız acaba deliriyor muyum diye düşünmezdiniz. Sakin! Yalan 3: “Şimdi öleceksin” yani aslında hepimiz öleceğiz ama en azından panik ataktan ya da anksiyeteden ölen bir insan şimdiye kadar kayıtlara geçmedi.

Dolayısıyla aslında bu öldürücü bir durum değil. O yüzden merak etmeyin ölmeyeceksiniz yani en azından şimdilik. Belki bir gün evet ama o gün ne zaman hiçbirimiz bilmiyoruz. Yalan 4: “Zayıfsın”. Kaygınız sürekli olarak sizi yaşadığınız hayat ile yaşadığınız zorluklar ile baş edemeyecek kadar zayıf ve dayanıksız olduğunuz yalanını söyler durur. Aslında belki de kaygının en önemli sebeplerinden bir tanesi ölüm korkusu değil, yaşam korkusudur. Bu yalana bir süre sonra eğer siz de inanmaya başlarsanız diğer insanlara bağımlı hale gelebilirsiniz. Örneğin yanınızda birisi olmadan dışarıya çıkamamak ya da bir yerlere gidememek gibi. Aslında çoğu zaman korkularımızın ve kaygılarımızın sebebi çocukluktan itibaren çeşitli sebeplerle geliştirmiş olduğumuz dayanıksızlık şemamız olabilir. Dayanıksız Şeması nedir? Ve bununla nasıl baş edilir? ile ilgili önerilerimi şuradaki videodan izleyebilirsiniz. Yalan 5: “Dışarıda güvende değilsin”. Panik atak yaşayan ya da kaygı anksiyete problemleri yaşayan çoğu insan için evi güvenli alanıdır. Orada huzurludur, orada güvenlidir. Ancak bu eğer devam ederse bir süre sonra dışarıya çıkma korkusu yaşayabilir ve eğer bu dışarıya çıkma korkusuna yenik düşerse bir süre sonra iş ve sosyal hayatında sıkıntılar ortaya çıkmaya başlar. Bilinçaltımız için bilinmezlik, ölüm demektir. Ev bizim güvenli alanımızdır, oraya hakimiz orayı biliyoruz ve orası bizim için tanıdık, aşina ancak dışarısı ise bilinmezliklerle dolu. Bu yüzden bilinçaltımız olabildiğince bizi dışarıdan yani bilinmezliklerden korumaya çalışıyor. Olabildiğince bizi güvenle alanlarımızda tutmaya çalışıyor.

Ancak eğer zihninizi dinlemeyip dışarıya çıkarsanız, dışarıda geçirdiğiniz süreleri minik adımlarla arttırırsanız bir süre sonra artık dışarısı da sizin için bilinir tanındık ve aşina olduğunuz bir yer haline gelecek. Dolayısıyla orası da güvenli alanınız içerisinde olmaya başlayacak. Tabii genellikle dışarıya çıkmaktan şu yüzden korkuyoruz. Ya dışarıda bir atak gelirse? Ya işte bayılacak gibi olursam, ya kötü bir şey olursa korkusuyla genellikle dışarıya çıkmaktan çekiniyoruz. Ancak buna rağmen, yani bu korkularımızı rağmen dışarıya çıkmayı başarırsak ve dediğim gibi küçük küçük adımlarla bu dışarıda kalma süremizi ve gittiğimiz mesafeyi artırırsak bir süre sonra rahatlamaya başlıyoruz. Dışarıda iken kaygılı düşünceler zihninizi hücum ettiğinde ya atak geçirirsem? Bak kalbin de hızlı çarpıyor, sanki bayılacak gibi oluyorum. Nefesim daralıyor gibi böyle kendi bedensel belirtilerinize aşırı derecede odaklanırken kendinizi bulursanız eğer derhal topraklama tekniklerini uygulamaya başlayabilirsiniz ve dikkatinizi dağıtabilirsiniz. Topraklama tekniğimi o da ne derseniz eğer, şuradan ulaşabileceğiniz videomda topraklama teknikleri nelerdir? ve nasıl uygulanırı anlatıyorum. Açıklama kısmına da linke koyacağım. Mutlaka bu videoyu da izleyin. Efendim, eğer yüksek düzeyde kaygı, anksiyete ve panik sorunlarınız varsa doğru yerdesiniz, lütfen kanaldaki bu konuyla ilgili oynatma listesine ulaşın linkini aşağıdaki açıklama kısmına da bırakıyorum. Bu oynatma listesindeki videoların her birini dikkatle odaklanarak izlemenizi öneririm. Bu videolardaki bedensel ve zihinsel egzersizleri düzenli bir biçimde disiplinli bir biçimde uyguladığınız takdirde kendinizi zaman içerisinde çok daha iyi hissettiğinizi göreceksiniz. Bir sonraki videoya kadar kendinize iyi bakın ve kanalımız abone olup bildirim zillerini açmayı unutmayın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir