UTANGAÇLIKTAN KURTULMA YOLLARI – Utangaçlık Nasıl Yenilir – Çekingenliği Yenmek

Sevgili utangaçlar, hoş geldiniz. Siz de diğerleri gibi herhangi bir sosyal ortama girdiğinizde kendinizi daha rahat ifade edebilmek, daha rahat hissedebilmek istiyorsunuz dimi? Bakmayın siz dışa dönük böyle daha girişken insanların sanki toplum tarafından daha çok takdir görüyormuş gibi olduğuna. Aslında sizler de en az onlar kadar yeteneklisiniz. Emin olun bu işi sizler de en az onlar kadar iyi yapabilirsiniz. Peki ama bunun yolları nelerdir? Bununla ilgili öneriler nelerdir? İşte bu videoda bunlardan bahsedeceğiz. Biliyor musunuz ben orta okula kadar son derece sessiz, çekingen, içine kapanık bir çocuktum. Hatta ilkokul öğretmenim. Neden bu kadar içine kapanık olduğumu ilgili olarak annemi görüşmeye çağırmıştı. Canım öğretmenim Meral’e öğretmen, selamlar olsun ona burada. Bunu neden anlatıyorum merak etmeyin. Bu videoda size kendimi anlatacak değilim. Ancak bunu anlatmamın sebebi şu. Sosyal beceriler aslında geliştirilebilir ve öğrenilebilir beceriler. Dolayısıyla eğer siz de bu işe yeterince çaba harcarsınız, siz de istediğiniz gibi utangaçlık yenebilir ve sosyal olarak kendinizi daha rahat ifade edebilirsiniz. Peki bunun yolları neler? Bunun bilimsel önerileri neler? Aslında bu konuyla ilgili en etkili tekniklerden bir tanesi üstüne gitme tekniğidir biliyorsunuz. Üstüne gitme tekniğinde evet, kendimizi zorlayacağız ve diğer insanlarla daha fazla iletişim kurmaya başlayacağız. Bunun için ufak adımlarla ve önce kolay olandan başlayacağız.

Önce bizim için daha tanıdık olan insanlardan başlayacağız. Ardından bu işi gitgide tanımadığımız insanlara doğru genişleteceğiz. Bunun için ne yapabilirsiniz? Mesela apartmanda oturuyorsunuz eğer ya da ne bileyim simayen, tanıdığınız ancak birebir direkt olarak tanışmadığınız insanlar belirleyin. Bu insanlarla karşılaştığınız zaman öncelikle gülümseyerek selam vermekle işe başlayın. Halihazırda zaten selam vermiyorsanız tabii. Ardından bu insanlarla çeşitli sorular sorarak olabilir. Günlük küçük sohbetler olabilir. Minik minik sohbetler açmaya başlayın. Dediğim gibi bu insanlar sizin zaten tanıdığınız simayen onların da sizi tanıdığı ancak daha çok derin sohbetler etmediğiniz insanlar olacak. Bakın bunu yapmaya başladıkça yani mesela her gün kendinize yeni bir hedef belirleyebilirsiniz. Bugün şununla sohbet edeceğim, bugün onunla sohbet edeceğim gibi. Yaptıkça, yaptıkça, yaptıkça bir de bakacaksınız ki artık kendinizi daha rahat hissetmeye başlıyorsunuz. Tabii iş bununla bitmiyor. Simayen tanıdığımız insanlarla ufak sohbetler açmayı başardık. Sırada tanımadığımız insanlar var. İkinci aşamada tanımadığınız insanlarla onlara belki biraz soru sorarak mesela bir yeri tarif etmeleri olabilir. Başka herhangi bir küçük istek olabilir ya da halini hatırını sormak olabilir. Küçük sohbetler açmaya başlayacaksınız. Bu kişiler örneğin mahallenizdeki bir esnaf olabilir.

Yani işlerin nasıl gittiğini sorabilirsiniz. Başka bir soru sorabilirsiniz. Hiç tanımadığınız insanlara soru sorarak başlayacaksınız. Ardından da bu sorular yerini minik, minik, minik sohbetlere bırakacak. Aslında bu konularda kendimi geliştirmeyi en iyi yollarından biri erkenden iş hayatına atılmaktır. Şu anda öğrenci olabilirsiniz. Yaşınız belki daha küçük olabilir ancak yine de yapabileceğiniz işler vardır. Bakın anket elemanlığı olabilir, broşür dağıtmak olabilir, promosyon elemanlığı vesaire olabilir. Bu gibi işlerde yaşayacağınız her zorluk sizi bir sürü şey öğretecek ve inanın bana gelecekte yaşıtlarınızdan hep bir adım daha önde olacaksınız. Biliyor musunuz? Ben lisedeyken Ankara’nın merkezinde, Kızılay’da sokaklarda bir çevre gazetesi satıyordum. Düşünsenize hem tanımadığınız insanları yoldan çeviriyorsunuz, onlarla konuşuyorsunuz hem de onlara bir şey satmaya çalışıyorsunuz. Tabii ki ilk başlarda oldukça zorluk yaşadım. İnsanların tepkisizlikleri ya da tam tersine kaba saba tepkileri ilk etapta beni birazcık aşağıya çekse de yine de inat ettim, devam ettim ve sonunda yaşadım tüm bu zorluklar aslında bana sosyal becerilerimi geliştirmek adına bir fırsat oldu. Bu yüzden eğer yapabiliyorsanız bir işle çalışmanızı tavsiye ederim. Utangaçlığın en büyük sebeplerinden biri de başkaları benim hakkımda ne düşünür. Ya kendimi aptal konumuna düşünürsem ya benim hakkımda kötü düşünürlerse gibi kaygılardır. Dostlar inanın bana herkesin merkezinde kendisi var. Herkes en çok kendisini düşünüyor. Dolayısıyla kimse bütün gün oturup sizin davranışlarınız hakkında düşünmüyor. En kendini beğenmiş gördükleriniz dahi içinde ne yaralar taşıyor bir bilseniz. Herkes kendi sorunlarıyla, kendi iç çatışmaları ile uğraşıyor. Dolayısıyla bunu bilmek belki sizi biraz rahatlatabilir. Ayrıca herkes inanın bana sizin kendinizi yargıladığınız kadar acımasız bir şekilde sizi yargılanmıyor. Biz en çok kendimize karşı kabalaşıyoruz genellikle arada belki bunu yapan birkaç densiz çıkabilir ama onlar da azınlıktadır zaten.

Şunu da unutmayın kimse mükemmel değil ve zannettiğimiz, gözümüzde büyüttüğümüz kadar değiller. Özellikle kalabalıklar karşısında sunum yapan insanlar ya da kalabalık değildir de yüksek statüde bir insana karşı bir sunum yapmanız gerekiyordur. Aklınıza hep bunu getirin. Kimse mükemmel değil ve kimse gözümde büyüttüğüm kadar büyük değil aslında. Öte yandan sunum yaparken aslında sunum yapacağınız o konuya diğerlerine oranla sizi dinleyenlere oranla daha fazla hakimsiniz. Çünkü siz bununla ilgili daha çok çalıştınız. Eğer aklınıza bunu getirirseniz, sunum yaparken utangaçlık, çekingenlik yaşayan kişiler yani ben aslında bu konuya onlardan daha çok çalıştım, daha fazla hakimim, dolayısıyla daha fazla bilgiye sahibim dediğinizde kendinizi daha iyi hissetmeye başlıyorsunuz. Tabii bunu diyebilmemiz için gerçekten de iyi bir hazırlık yapmış olmanız ve yeteri kadar prova etmiş olmanız gerekiyor. Utangaçlık ilgili bir diğer önerim kendinizi engellememeniz. Utangaçlık yaşayan insanlar çoğu zaman sosyal ortamlardan kaçınırlar ve kendilerine davet gelse dahi türlü bahanelerle oraya gitmeyi engellerler. Aslında bu işi başarabilmek için olabildiğince fazla sayıda ortama sosyal ortama maruz kalmamız, olabildiğince fazla sayıda insanla iletişime geçmemiz gerekiyor. Dolayısıyla yapmanız gereken şey aslında tam tersi. Biliyorum ilk başlarda belki bu size zor gelecek ancak zorluk olmadan başarı da olmuyor biliyorsunuz. Bu zorluğa rağmen devam ettiğinizde, insanlarla iletişime geçmeye devam ettiğinizde bir süre sonra rahatlamaya başladığınızı göreceksiniz. Bakın bunun başka bir yolu yok. Yani bu konuda eğer kendinizi rahatlatmak istiyorsanız bu olaylara daha fazla maruz kalmanız gerekiyor. Yani daha çok sosyal ortama girmeniz gerekiyor. Unutmayın yıllar yıllar geçtikten sonra yaşınız ilerlediğinde pişman olacağınız şeyler yaptıklarınızdan çok yapmadıklarınız olacak. O yüzden kendinizi lütfen engellemeyin. Bu tür sosyal ortamlara girme fırsatı varsa bunu değerlendirin. Yani bunu bir sorun olarak görmeyin. Aksine bir fırsat olarak görün. Bu arada eğer böyle bir ortam yoksa yani bir yerlerden teklif vesaire gelmiyorsa o zaman kendiniz bu ortamları yaratmaya çalışın. Çeşitli eğitimlere katılabilirsiniz. Çeşitli etkinliklere katılabilirsiniz. Çeşitli kurslara gidebilirsiniz. Bu gibi sosyal ortamlara dahil olduğunuzda, insanlarla iletişime geçtikçe rahatlamaya başlayacaksınız.

Utangaçlığı yenmekle ilgili olarak verebileceğim diğer teknik listele ve gerçekleştir yöntemi. Olmak istediğiniz kişiyi şöyle bir hayal edin. Eğer utangaç olmasaydım. Daha farklı bir kişi olsaydım nasıl olurdum? Bu kişinin özellikleri neler? Bu kişi nasıl görünüyor, neler giyiyor, nerelere gidiyor, hangi davranışları gerçekleştiriyor? Bu kişinin özelliklerini ve yaptığı davranışları tek tek yazın.

Yani bir liste oluşturun. Utangaç olmasaydım ne yapardım listesi ya da olmak istediğim insan neler yapar listesi. Ardında bu listeyi oluşturduktan sonra bu listedeki maddeleri size göre kolaydan zora doğru sıralayın. Yani gerçekleştirilmesi en kolay olan hangisi? En zor olan hangisi? Bu sıralamayı yaptıktan sonra ise adım adım, teker teker kolaydan zora doğru bu maddeleri gerçekleştirmeye başlayın. Bir diğer önerim beden diliniz, duruşunuz, mimikleriniz ilgili olacak. Biliyor musunuz? Ruhunuzun, bedeninizi etkilediği gibi bedeniniz de ruhunuzu etkiliyor. Yani sadece mimiklerinizi, duruşunuzu, bakışınızı değiştirerek daha fazla özgüven ve daha fazla rahatlık iyi hissetme ile ilgili hormonların salgılanmasına sebebiyet verebilirsiniz ve hatta stres hormonunun salınımına azaltabilirsiniz. Peki ama bu nasıl oluyor? Bunun detaylarını 2 dakikada modunu yükselt, videomda anlatıyorum, şurada ulaşabilirsiniz o videoya, açıklama kısmından ulaşabilirsiniz. İşin bilimsel altyapısı nedir? Nasıl oluyor da bir duruş, bir gülüş, bir bakış hormonlara etkileyebilir?

Bunun detayları o videoda. Gelelim utangaçlık ilgili nasıl durmanız gerektiğiyle ilgili önerilerime. Şimdi birincisi dik duruşlar özgüveninizi yükseltir. Dolayısıyla olabildiğince dik durmaya çalışın. Bugünlerde çoğumuz bilgisayar başında ya da telefon başında vakit geçirmekten kaynaklı kamburluk problemi yaşıyoruz. O yüzden eğer böyle bir probleminiz varsa olabildiğince bunu düzeltmeye çalışın ve dik durmaya çalışın. Sadece dik durmak dahi dakikalar içerisinde özgüvenle ilgili hormonların salınımını arttırmaya başlayacak. Öte yandan sadece dik durmak mı?

Şöyle omuzlarınıza bakın mesela omuzlarınız daha çok. Genelde böyle yani daha çok. Bunu kulaklarınıza doğru mu duruyor? Daha böyle içeriye doğru dönük mi?

Eğer böyleyse bu omuzları olabildiğince genişletmeye ve kulaklardan uzaklaştırmaya çalışın. Bu duruşla yine işinize yarayacak bir diğer önemli nokta. Gülümseme. Gülümseyen insanlar her zaman dışarıdan daha özgüveni yüksek, daha profesyonel olarak algılanırlar ve insanlar gülümseyen insanlarla iletişime geçmeye her zaman daha fazla tercih ederler. Kendinizden bilin yani. Yeni bir ortama girdiğinizde ilk kimin yanına gidersiniz? Kim daha çok gülümsüyor ise onun yanına daha rahat gideriz. Dolayısıyla insanlar da sizinle daha rahat iletişime geçebilirler gülümsediğinizde. Ortada hiçbir sebep yokken bile hafif bir gülümseme tabii ki kahkahalar atmaktan ya da alaycı bir gülümsemekten bahsetmiyorum. Burada ne demek istediğimi anlıyorsunuz. Hafif bir gülümseme sizin kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayacak ve diğer insanların da size yaklaşmasını kolaylaştıracak. Bununla ilgili yapılmış çalışmalarda deneklerin ağzına bir kalem verilerek şu şekilde durmaları sağlanıyor. Gülümsüyor olmuş gibi ve dakikalar içerisinde hormonlarının değiştiği, daha iyi hissetme ile ilgili hormonların yükselirken stresle ilgili hormonların azaldığı görülmüş. Dolayısıyla beden dilini değiştirmeye başladığında daha iyi hissetmeye başlayacaksınız. Ayrıca diğer insanlarla iletişim kurarken dikkat edersen özgüvenli insanların çoğu diğer insanların gözüne bakarak iletişim kurarlar. Olabildiğince tabii ki diye karşılık insanı rahatsız etmeyecek derecede diğer insanlarla göz kontağı kurarak, onlarla iletişim kurmaya çalışın, onları dinlerken ve onlarla konuşurken gözüne bakmayı ihmal etme.

Utangaçlık baş edebilmek için acımasız iç sesini de yönetmeyi öğrenmelisin. Acımasız  iç ses derken sürekli içinden konuşan ve seni azarlayan, seni yargılayan o ses var ya, işte ondan bahsediyorum. O sesi nasıl yönetebileceğinin, detaylarını ise yine buradaki videomdan öğrenebilirsin. Tüm bu videoları açıklama kısmına da ayrıca ekleyeceğim. Utangaçlık bir diğer sebeplerinden biri de kişinin aslında içten içe kendini değersiz hissetmesidir. Değersizlik duygusu yaşayan insanlar kendilerini değerli hissedebilmek için başkalarının onayına çok fazla ihtiyaç duyarlar. Bu yüzden onların ne düşündüğü çok önemlidir. Peki değersizlik duygusuyla baş etmek için neler yapılabilir? Bu konuda biraz uzun bir konu. Onun detaylarına da yine buradaki videodan ulaşabilirsiniz. Bu hafta da gelen talepler doğrultusunda utangaçlığı ve çekingenliği nasıl yenebiliriz? Bununla ilgili bir video oluşturduk. Her hafta 2 adet yeni psikoloji ve kişisel gelişim videosu görmek istiyorsan eğer kanala abone olmayı unutma. Ayrıca video ve kanalla ilgili yorumlarını aşağıya yazarsan bizi yine desteklemiş olursun. Diğer videoda görüşmek üzere kendine iyi bak. Unutma sen değerlisin ve sen de yapabilirsin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir